2015 ~ Borsa Viop Forex - BorsaViopForex.Com

14 Ağustos 2015 Cuma

Forex Nedir?

Forex Nedir?

Uluslararası döviz piyasası olarak da bilinen forex piyasası temeli, ülkeler arasında para birimlerinin değiş tokuşunu kapsamaktadır. Ama yalnızca para birimleri ile değil, emtia, borsa endeksi gibi çeşitli yatırım araçlarına da sahiptir. Aynı zamanda günümüzün en kazançlı finans piyasası olarak da bilinmektedir.

Bir ülkenin para biriminin anlık alımı ve diğer bir ülkenin para biriminin de anlık satımı mantığı üzerinden forex işlemleri gerçekleştirilir. Günümüzün en büyük ve gelişmiş finans piyasası olan forex piyasası, tezgah üstü piyasa (over the counter – OTC) olarak tabir edilmektedir. Kısaca ülke para birimlerinin takası anlamına gelmektedir ama para birimlerinin takas edilmesinin dışında birçok emtianın ve borsa endeksinin de internet üzerinden işlemi yapılmaktadır. Günlük 6 trilyon dolar civarına ulaşan işlem hacmi ile dünyanın en büyük finans piyasası unvanına sahiptir ve en yüksek likidite forex piyasasında bulunmaktadır.

Forex Piyasası Nerededir?

Forex piyasasının tek bir emir merkezi bulunmamaktadır ve tek bir yerden de yönetilmemektedir. Piyasa katılımcıları internet üzerinden işlemlerini gerçekleştirirler ve dünyanın dört bir yanında bulunan ticaret merkezleri üzerinden bu katılımcı işlemleri gerçekleşir. Bu nedenle de forex piyasasında hafta sonları hariç haftanın 5 günü 24 saat boyunca internet üzerinden işlemler gerçekleştirilmektedir. Ticaret merkezlerinin coğrafi konumları bunu mümkün kılmaktadır.

Forex Katılımcıları Kimlerdir?


Piyasanın ana katılımcıları bankalar ve aracı kurumlardır. Bireysel ve kurumsal yatırımcılar da bu ana katılımcılar aracılığıyla işlemlerini gerçekleştirirler. Borsa aracı kurumlarından farklı görevlere sahip olan aracı kurumlardır ve müşterilerin alım – satım emirlerini gerçekleştirirler.

Forex İle İlgili Önemli Kavramlar

Forex piyasasında gerçekleştirilen işlemler borsaya göre çok daha basit bir şekilde gerçekleştirilir. Örneğin emirler borsa emirlerine göre daha basittir. Alım ve satım emrinden olan forex emirlerinde ek olarak zarar durdur ve kar al emirleri bulunmaktadır. Piyasa işlem yapacak kişilerin çoğunlukla duyacakları kavramlar ise kotasyon, pip, spread, lot, kaldıraç, alış fiyatı (bid) ve satış fiyatı (ask) şeklindedir.

Kotasyon

Forex piyasasında para birimleri çiftler halinde işlem görmektedir ve buna parite denilir. Parite kavramı ise tam olarak; bir para biriminin başka bir para birimine karşı değeri ifade etmektedir. Kotasyonda bu pariteler için geçerlidir. Piyasada fiyatlandırılmış bir para biriminin geçerli olan fiyat dönüştürme oranına kotasyon denilmektedir. EUR/USD paritesi, USD/JPY paritesi ve GBP/USD paritesi bir kotasyonu temsil etmektedir.

Pip

Price Interest Point kelimelerinden oluşan pip kelimesi Türkçe, fiyat faiz noktası anlamına gelmektedir. Forex piyasasında alım – satım yapılan yatırım araçlarının azalması veya yükselmesi halinde meydana gelen en küçük değişiklik anlamına gelmektedir. Yapılan işlemin başlangıç değeri ile son değeri arasındaki farkı ifade ettiği için de, kar veya zarar miktarının hesaplanmasını sağlamaktadır.

Spread

Alış fiyatı (bid) ve satış fiyatı (ask) arasındaki fiyat farkına spread denilmektedir. Örnek vermek gerekirse; USD/JPY paritesinin alış fiyatı 1,2150, satış fiyatı da 1,2155 olsun.

1,2155 – 1,2150 = 0,0005 alış ve satış fiyatı arasındaki farktır. Yani spread 5’tir.

Lot

İşleminizin kaç birimlik olduğunu ifade etmektedir. Finans piyasalarında alım – satımı gerçekleşen yatırım aracının miktarını belirtir. Miktarlarına göre mikro, mini ve standart lot olarak sınıflandırılmaktadır. Forex piyasasında ayrı bir öneme sahip olan lot, yaptığınız işlem sonucunda elde edilen kar – zarar miktarı, lot miktarına göre hesaplanmaktadır.

Kaldıraç

Forex piyasasının en önemli ayrıcalıklarından birisi kesinlikle kaldıraçlı alım – satım işlemleridir. Ülkemizde 1:100 oranına kadar kullanımına izin verilse de, diğer ülkelerde 1:400 oranına kadar kaldıraç kullanılabilmektedir. 1:100 kaldıraç yapacağınız işlemde kullanacağınız paranın 100 katına kadar işlem yapabilmeniz anlamına gelmektedir. Bu şekilde elde edeceğiniz kazançta 100 kat daha fazla olacaktır. Ama işlem sonucunda toplam paraya değil, yalnızca elde ettiğiniz kara sahip olabilirsiniz.

Örnek vermekte gerekirse; 100 dolar ile forex piyasasında gerçekleştireceğiniz bir alım – satım için aracı kurum size 1:100 kaldıraç oranı veriyorsa, 100 dolar yerine 10.000 dolar ile işlem yapabilirsiniz. 100 dolar ile girdiğiniz işlemden 5 dolar kar elde ediyorsanız, 1:100 kaldıraç sayesinde 500 dolar kar elde edersiniz. Sonuca bakılacak olursa da, 100 dolar ile girdiğiniz işlemden 500 dolar kar elde etmiş olursunuz.

Alış Fiyatı (bid)

Bir mal için alım karşılığında ödenecek olan paradır. Forex piyasasında aracı kurumun almak istediği fiyatı ifade ederken, yatırımcı için satış yapacağınız fiyatı ifade eder.

Satış Fiyatı (ask)

Aracı kurumun satmak istediği fiyattır. Yatırımcı için ise alış yapacağı fiyatı ifade etmektedir.

Forex piyasasının diğer piyasalardan daha farklı bir yapıya sahip olduğundan daha önce bahsetmiştik. Bu farklı yapısı sayesinde forex yatırımlarından daha yüksek kazançlar elde edilebilmektedir. Ama temel de aynı olan mantıkları ise piyasada işlem yapmaya başlamadan önce eğitim alınması, iyi bir piyasa takibi gerektirmesi, analiz yapabilme yeteneği, yatırımcıların kendi stratejilerini kullanması ve psikolojilerini işlem yapmaya hazırlamalarıdır.

Forex nedir sorusunu yanıtlamak için tarihini de iyi bir şekilde bilmek gerekir. Çünkü tarihi, piyasanın gelişimini ve bugün geldiği pozisyonun en iyi anlatımıdır. Para birimlerinin ülkeler arasında değiş tokuşundan bahsettiğimiz için paranın ilk kullanılmaya başladığı ve uluslararası ticaretin ilk yapılmaya başladığı zamanlara kadar giderek forex tarihi araştırılmalıdır.

Kısaca Forex Tarihi

Para henüz alışverişte kullanılmaya başlamadan önce insanlar ihtiyaçlarını takas sistemiyle gidermekteydi ve elinde bulunan malı ihtiyacı olan bir mal ile değiştirmekteydi. İlerleyen süreçte bu takas sistemi işlememeye başladı ve ülkeler arasında ticareti de kolaylaştıracak başka bir sisteme geçilmeliydi. Paranın kullanılmaya başlamasının yanı sıra çeşitli kolaylıkları nedeniyle madeni paradan kağıt paraya geçilmesiyle birlikte de bu takas sisteminden daha iyi olan bir sistem bulunmuş oldu. Ama bu seferde ülkeler para birimlerini birbirine çevirme konusunda sorunlar yaşamaya başladı.

Kur sistemlerinin başlangıcı olan bu dönemde 2. Dünya Savaşı sonrasında, uluslararası ticaretin geliştirilmesi ve buna yönelik yeni yöntemlerin aranmasıyla Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı düzenlenmiştir. Bu konferans 1944 yılında ABD New Hampshire’da bulunan küçük belde olan Bretton Woods’ta düzenlenmiştir ve sonucunda Bretton Woods Anlaşması (Uluslararası Para Anlaşması) imzalanmıştır.

Bretton Woods Anlaşması – 1944

Bretton Woods Anlaşması sabit kur sisteminin de başlangıcı olmuştur. Anlaşmaya katılan ve parasını altına dönüştürmeyi kabul eden ülkelerin para birimlerinin dolara göre değeri belirlenmiştir. Yani Bretton Woods Anlaşması dolar – altın dönüştürülebilirliğini kabul ederek ülkeler arası ticaretin yapılmasını mümkün kılmıştır. 1 ons altının 35 dolar’a eşit olduğu kabul edilmiştir.

Ülkeler arasında çok ince hesaplar olmadığı sürece dolar – altın dönüştürülebilirliği üzerinden ticari işlemler gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda ülkeler bu dönüşümde eğer dolar karşısında parasının değerini değiştirmek isterse de, devalüasyon ve revalüasyon oranları maksimum % 10 olarak belirlenmiştir. Eğer bu oranın üzerine çıkılacaksa, IMF izni ile işlemin gerçekleştirilmesi kararı verilecektir.

Sabit kur sisteminin başlangıcı olan Bretton Woods Anlaşması 1971 yılına kadar devam etmiştir. Daha sonra ise Smithsonian Anlaşması imzalanmıştır.

Smithsonian Anlaşması – 1971

Bretton Woods Anlaşması ile kabul edilen dolar – altın dönüşümüne, ABD’nin son vermesi ve dış ticarete tek yönlü kısıtlamalar getirmek istemesi üzerine anlaşma bozulmuştur. Batılı ülkeler, ABD’nin yapmış olduğu baskı sonucunda Smithsonian Anlaşması’nı imzalanmıştır.

Smithsonian Anlaşması ile dolar % 9 oranında devalüe edilmiştir ve 1 ons altının değeri 35 dolardan 38 dolara çıkartılmıştır. Dolar paritesinde dalgalanma marjı %1’den % 2,25’e yükseltilmiştir. Aynı zamanda dolarda meydana gelen devalüasyon nedeniyle de, diğer ülkeler kendi para birimlerini sabit kur sistemi üzerinden birbirine bağlayarak dolarda meydana gelen dalgalanmalara bıraktılar.

Bu sistem ve anlaşma 1973 yılında geçerliliğini yitirdi ve üzerinde meydana gelen değişiklikler sonrasında Bretton Woods sistemi de tam anlamıyla sona ermiş oldu. Sabit kur sistemine göre daha güçlü bir sistem olan esnek kur sistemine geçiş yapıldı.

Esnek Kur Sistemine Geçilmesi – 1973 (Forex’in Başlangıcı)

Esnek kur sistemi forex piyasasının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. 1973 yılının başında bazı batılı ülkelerde ve Japonya’da dolar kuru serbest bırakılmış ve esnek kur sistemine geçilmiştir. Uluslararası ticaretten etkilenen Japonya ve Amerika sabit döviz kuruna bağlı kalmışlardır. Ama bu durum zamanla güç bir durum haline gelmiştir.

Esnek kur sistemi ise bilanço artışı ve açığına yenik düşmüştür. Aynı zamanda altın satın alma değerini kaybetmiştir ve döviz kurunda fark edilir düzeyde dalgalanmalar meydana gelmeye başlamıştır. Kur devamlı olarak değişiklik göstermeye başlamıştır ve günümüzün değişken kur sistemi ortaya çıkmıştır. Bilindiği gibi bu sistemde para birimlerinin değerleri de arz ve talebe göre belirlenmektedir. Bu da forex piyasasının işleme temelini oluşturmaktadır.

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Borsada Para Kaybetme Nedenleri


Borsada para kazanmak ile kaybetmek arasında ince bir çizgi vardır. Bu çizginin farkına varabildiğiniz sürece kazanca daha yakın olursunuz. Ama neticede kazançlar ile birlikte kayıplar yaşayacağınız kesindir. Peki, bu kayıplar nelerdir ve nerelerden kaynaklanır?

Kayıplar iki türe ayrılabilir. Sizin dışınızdaki etkenlerden doğan kayıplar ve size bağlı nedenlerden kaynaklanan kayıplar.

Sizin dışınızdaki nedenlerle kayıplar yaşamanız olası ve doğaldır (bu örnekler verilirken stop kurallarının sıkı uyguladığı ve karşılaşılacak zarar seviye değerlerinin önceden belirlendiği varsayılmıştır).

  • Örneğimi IMKB30 vadeli kontratından vermek gerekirse girmiş olduğunuz pozisyonda işler yolunda giderken gelen ani bir haber piyasanın tersine dönmesine neden olur ve işleminiz zarar edebilir.

  • Girilen pozisyon pek çok yönden kaliteli görünebilir, göstergeler net pozisyon işaret etmektedir ama istatistiğin negatif tarafına denk gelmişsinizdir, fiyatlar döner ve zarar edersiniz.

  • Veya işler yolunda giderken bir anda volatilite artar, stop çalışır ve yine zarar edersiniz.
Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Ancak önemli olan konu girdiğiniz pozisyonların bir kısmında size bağlı olmayan ve önleyemeyeceğiniz nedenlerle zarar edersiniz.  Bu tür zararlar miktar ve kayıp olarak sizden kaynaklanan zararlardan çok daha az olacaktır.

Size bağlı nedenlerden kaynaklanan zararlar ise yaratıcılık seviyenize bağlı olarak sonsuz nedenle olabilir. Bazı örnekler vermek gerekirse;

  • Bir sisteminiz olmaksızın piyasa gidişatına göre işlem yaparsanız zarar edersiniz.

  • Seansa oturduğunuzda dün, geçen hafta ve ay piyasalarda ne olmuş kontrol etmezseniz zarar edebilirsiniz.

  • İşlemlerinizde stop uygulamazsanız zarar edersiniz. Stop uygular fakat manuel kontrol ederseniz zarar edersiniz. Mekanik stop uygular fakat verdiğiniz stop emrini kontrol etmezseniz zarar edebilirsiniz.

  • Seansa yorgun, gergin, konsantrasyonu bozuk başlarsınız zarar edersiniz.

  • Yaptığınız işlemde kazanacağınız parayı düşünür zarar edersiniz.

  • İşlem öncesi analiz yapmazsanız zarar edersiniz.

  • Aracı kurumunuzu iyi seçmez, yüksek komisyon oranı ile çalışırsanız zarar edersiniz.

  • Bir işlemde kayıp yaşadıktan sonra bu kaybı telafi etme düşüncesi ile işlem yaparsanız zarar edersiniz.

  • Piyasa tansiyonunu ölçmeden işlem yaparsanız zarar edersiniz.

  • Uygun olmayan piyasa koşullarında dışarıda kalmanız gerekirken işleme girerseniz zarar edersiniz.

  • Birkaç karlı işlemden sonra disiplini elden bırakırsanız zarar edersiniz.

  • Trende karşı pozisyonlar alırsanız zarar edersiniz.

  • Piyasanın o anki yapısı ile uyumlu olmayan göstergeler kullanırsanız zarar edersiniz.

  • Bir göstergenin karakteristik özelliğini bilmeden kullanırsanız zarar edersiniz.

  • Fiyata göre işlem yaparsanız zarar edersiniz

  • Sabırsızlık gösterip, pozisyon olgunlaşmadan erken giriş yaparsınız ve zarar edersiniz.
Sizden kaynaklanan zarar örneklerini çoğaltmak oldukça mümkündür.  Önemli olan konu borsa ile ilgileniyorsanız zararlı işlemle karşılaşmanız doğaldır. Daha önemli olan ise bu zararları teker teker gözden geçirerek her biri için alınacak önlemi belirlemek ve bu önlemleri disiplin dahilinde uygulamaktır.

Dikkat ederseniz borsaya yeni başlayanlar için verilen ilk temel öğüt işlemlerini mümkün olduğunca küçük yapmalarıdır. Çünkü yeni başlayan birisinin ilk yılında zarar etmemesi ciddi bir başarı sayılabilir. Bu yargının altında yatan neden ise yukarıda örnekleri verilen hataları yapma ve işlemlerinin zararla sonuçlanma olasılığının hayli yüksek olmasıdır.

Ancak kişi bu hataların (hepsini yaşamak zorunda değildir) farkına varır ve bunların çözümünü sistematik bir mantıkla çözerse hatalar bir bir azalacaktır. Yukarıda bahsi geçen acemi borsacı bir yılın sonunda hem büyük paralar kaybetmemiş olacak hem de gelecekte kazanacağı paralar için sağlam bir altyapı kurmuş olacaktır. Başlangıçta fark etmeseniz de hatalarla mücadeleniz bir süre sonra mekanikleşecek ve siz farkında olmadan o hatayı yapmaz hale geleceksiniz. Böylelikle yeni hatalarınıza ve bir türlü önleyemediğiniz hatalara daha fazla konsantre olma olanağınız oluşacaktır.

Borsada yaptığınız zararları sevin. Onlarla bire bir ilgilenin ve tekrarlanmamaları için önleminizi alın. Emin olunuz ki hepsinin çaresi vardır ve siz de bulacaksınız. Yeter ki sabırla mücadele edin.

Borsada Zararlarınızın Karlarınızı Yönetmesine İzin Vermeyin

Borsada Zararlarınızın Karlarınızı Yönetmesine İzin Vermeyin

Borsada işlem yapanlar başarı durumlarını kontrol ettiklerinde bazı engellerin olduğunu fark edeceklerdir. Bu engellerden birisi de zarar etmeye başlandığında veya art arda birkaç zararlı işlem yapıldığında içine düşülen psikoloji tuzağıdır.

Durumu Viop üzerinden kısa vadeli işlemler yapan bir kişi örneği üzerinden açmaya çalışalım. Dönemsel olarak kar zarar durumunuzu her ayın sonunda yaptığınızı düşünelim. Böyle bir dönem için aylık kar hedefiniz %30 olsun. Bu durumda işlem yaptığınız ay bitmiştir ve kar zarar durumunuza baktığınızda hedefiniz olan %30 yakalanmıştır. İşlemlerinizi kontrol ettiğinizde sisteminize sadık kalarak işlem emirleri vermişsinizdir. Muhtemelen keyfiniz yerindedir. Öyle olması da gerekir.

Önünüzde yeni bir ay vardır ve keyfinizde yerinde olduğundan bu yeni dönem için hazırsınızdır. Hedefiniz, sisteminiz, uygulayacağınız yöntemler, kurallarınız her şey hazırdır ve karlı bir dönemden çıktığınız için psikolojik dengenizde yerindedir.

Yeni dönem için de aylık hedefiniz % 30 dur. IMKB30 endeksinde bir kontrat şu anda 800 TL olduğuna göre hedefinize ulaşmak için toplamda net 2400 puana ihtiyacınız vardır. Bu da haftalık olarak 600 puan, (ayı 20 seans günü düşünürsek) seans başına yaklaşık 120 puan demektir. IMKB30 kontratında günlük 120 puan veya haftalık 600 puan iyi bir sistemi olan ve bunu kullanabilen bir trader için ulaşması kolay bir hedeftir. Hedefinizi de net olarak bildiğinize göre yeni dönem için her şey hazırdır.

Yeni dönem başlar ve yeni ayın ilk gününde ilk işleminizi yaparsınız piyasa döner, stop olursunuz, zararla sonuçlanır. Stop boyunuzun 300 puan olduğunu varsayarsak ilk işlem sonunda durumunuz (-300) + komisyon, yaklaşık (-330)’dur. Buraya kadar bir sorun yok.

Ertesi gün ikinci işleme girersiniz ve (bu sefer siz hata yaptığınız için zarar ettiğinizi varsayalım) pozisyonu iyi okuyamadığınızdan veya bir önceki zararı düşündüğünüz için) işlemin zararla sonuçlandığını düşünelim. Hatta bu sefer işlem kapatılırken volatil ortamda fiyat zıplamış olsun ve stop boyunuz 50 puan uzasın. Bunun anlamı ikinci zararınızın toplamı (-350 + (-30)), yani -380 puandır. İki işlem sonunda toplam kar/zarar durumunuz zarar yönünde (-710) puandır.

Henüz yeni ayın günü geçmiştir ve siz aylık hedefin % 30 kadarını kaybetmişsinizdir. Diğer bir ifade ile şimdi hedefinize ulaşmanız için 2400 + 710 puan, yani 3110 puan kazanmanız gerekmektedir. Üstelik dönem süresi azalmıştır ve bundan daha önemlisi yukarıda 3. paragrafta kalın harflerle tarif ettiğimiz ruh halinden bir hayli uzaktasınızdır. Yani 2400 aylık hedefi için dönem başında sahip olduğunuz pozitif hava gitmiş ve yerine her aşamada sizi yoklayan “acaba yine mi” tereddütleri gelmiştir. Aslında yukarıdaki senaryo kolaylıkla uzatılabilir ama şu aşamada durumu daha fazla dramatik hale getirmenin gereği yok.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki %90 olasılıkla bu trader o ayı kaybetmiştir. Bunu kabullenmez ve ısrarcı olursa ondan sonraki aylara da ve daha önemlisi o zamana kadar ona para kazandırmış olan sistemine de zarar verecektir. Borsada şüphe ölümcüldür. Şüphenin gölgesinde işlem kararları alınamaz.

Bakış açımızı değiştirelim ve biraz iyimser olalım. Art arda iki kayıp yapmış bu arkadaşa söyleyecek hiç iyi bir şeyimiz yok mu? Elbette var. Öncelikle bu kişinin yerine kendinizi koyun ve aşağıdaki sorulara yanıt vermeye çalışın.

Birinci soru; Sizce yukarıda anlatılan kişi bu aşamadan sonra aylık hedefi olan 2400 puana ulaşabilecek midir?

İkinci soru: Sizce bu kişinin bu durumda ne yapması gerekir?

Nasıl kurtuluş için umut var mı?

Aslında her iki sorununda yanıtı kişiye, uyguladığı trading sistemine ve bu sistemi kullanabilme becerisine bağlıdır. Çünkü yukarıdaki kayıplar büyükmüş ve telafi edilemezmiş gibi görünse de Vadeli İşlemler Piyasası’nın sunduğu cömert fırsatların yanında küçük kalırlar. Ancak böyle iyimser bakabilmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar yerine getirilebiliniyorsa yaşanan durum çöküntü değil sadece talihsizliktir. Diğer bir ifade ile olasılık teorisinin negatif tarafına denk gelinmesidir.

Peki nedir bu şartlar bir bakalım;

* Kişinin bu tür durumlar için önceden hazırlığının olması gerekir. Hazırlık demek ince matematik hesapları ile yukarıda bazı örnekleri verilen talihsizlik ve hataların (genelliklede her ikisinin) önlemlerinin alınması demektir. Yani kişinin trading sistemi bu tür durumlarda ne yapılması gerektiğini söyleyebilmelidir. Peki, sistem ne söyleyebilir ve kişi bunları nasıl yapabilir.

* Birincisi kişinin aylık beklentisi ile tecrübesinin uyumlu olması gerekir. Bu uyum olduğu sürece sorunların altından kalkması daha kolay olacaktır.

* Belirlenmiş hedef yolunda karşılaşılacak her aksilik seviyesi için detaylı aksiyon planı olmalı. Örneğin kişi 1. kaybı yaşadığında ondan sonraki ilk işlemde giriş koşullarını daha sıkı tutabilir. Veya kayıplardan etkileniyorsa kayıplar sonrası belirli bir toparlanma süresi koyabilir.

* Kişinin stop uygulamaları, stop boyları ve emir atlamaları gibi kayıp miktarını doğrudan belirleyen unsurlar daha sıkı hale getirilebilir.

* Borsada para kazanırken her işlem de ecel terleri dökmezsiniz. Dolayısı ile iki zarar dünyanın sonu değildir. Gelecekte siz çok çaba sarf etmeden kazanacağınız kolay paralarda olacaktır. Bu nedenle hemen enseyi karartmanın gereği yok.

* Tecrübe önemlidir. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşan kişi doğru yolu hemen bulamayabilir. Ancak belirli bir tecrübeye gelmişseniz bu kötü yoldan daha önce pek çok kez geçmişsiniz demektir. Dolayısı ile nerede nasıl davranmanız gerektiğini bilirsiniz. Bu özgüven sizin zorluklar ile baş etmenizde işinizi kolaylaştıracaktır.

Zararlarınızın karlarınızı yönetmesine izin verseniz zararlarla uğraşmaktan kar edemezsiniz. Negatif olmayın demesi kolay ama gerçekten negatif olmamaya özen gösterin.

Borsada kar ile zarar ikiz kardeş gibidir. Bazen onları yan yana gördüğünüzde ayırt etmekte zorlanabilirsiniz. Bununda yöntemleri vardır. Ayırt etmeyi öğrenin ve yolunuza devam edin.

Borsada Fırsat Değerlendirmesi Hakkında Bir Şeyler

Borsada Fırsat Değerlendirmesi Hakkında Bir Şeyler

Hürriyet Gazetesi yazarı Sevgili Ege Cansen benim yakından takip ettiğim bir yazardır. Bir makalesinde fırsat ve fırsatın değerlendirilmesi üzerine bir yorumunu okumuştum ve bunu borsadaki çalışmalarım yönünden çok faydalı bulduğumdan üzerine biraz düşünmüştüm.

Ege Bey fırsat konusunda şuna benzer birşeyler söylemişti;

“Fırsat beklenemez değerlendirilir. Karşıdan fırsatın geldiğini gördüğünüzde (görebilmeniz gerekir) onu nasıl değerlendirebileceğiniz konusunda ön hazırlığınızın olması gerekir. Aksi halde fırsat gelir, geçer ve siz arkasından bakakalırsınız…”

Borsa açısından muhteşem bir bakış açısı. Zira borsada fırsat denilen potansiyel kar olanakları sürekli olarak vardır. Bazen küçüktür bazen büyük ama sürekli olarak gelir. Diğer taraftan bakarsak borsa ülkemizde yıllardan beri var. Dolayısı ile fırsatlarda yıllardan beri var. Peki ortalama bir insanın gözünden bakarsak bu kadar fırsat varsa nerede bunlar.

Yanıt ise onların farkında olup olmadığınızda yatmaktadır. Onlar sürekli geliyordu ve siz (sıradan birisi) onların arkasından bakacak kadar dahi bilgi ve farkındalık sahibi değildiniz. Çünkü onları kullanmasını bilmiyordunuz. Hazırlığınız yoktu. Bu nedenlede fırsatlar yanınızdan geçerken cebinize para bırakmadılar.

Tekrar ediyorum. Borsa fırsatlar konusunda bereketli bir topraktır. Yeterki siz o toprağı işlemesini bilin. Ne zaman ekip ne zaman biçeceğinizi, zararlı haşeratı, faydalı gübreyi ve gerekli olan pek çok detayı bildiğiniz ve uyguladığınız taktirde dönem sonunda ambarınızın dolup taşması o kadar zor olmayacaktır.

Örneğimizi her ne kadar ziraatten verdiysek te borsanın tarla işlemekten çok daha zor bir uygulama olduğunu ve ambarı doldurmak için çok çalışmamız gerektiğini lütfen unutmayın.

Borsada Aracı Kurumunuz İle Olan İlişkiniz

Borsada Aracı Kurumunuz İle Olan İlişkiniz

Bu yazıda çalışacağınız aracı kurum ile ilgili bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Genelde aracı kurumların önemine pek dikkat etmeyiz. Oysa borsadaki başarımız üzerinde gölgede kalmış etkileri vardır. Aşağıda başlıklar halinde aracı kurum ilişkimizi hep birlikte sorgulayalım;

Güvenilirlik: Birikimlerinizi yatırdığınız aracı kurumun güvenilir olması gerekir. O nedenle aracılık işlemlerini yapabilmesi için gerekli olan tüm izinleri alıp almadığından emin olunuz.

Komisyon Oranları: Yaptığımız her işlem için komisyon öderiz. Özellikle vadeli piyasalarda kısa vadeli işlem veya gün içi işlem yapıyorsanız ödediğiniz komisyon miktarı hayati olabilir. Belirli seviyede işlem yapanlara vaat edilen hediyelerden ve bunu veren aracı kurumlardan uzak durunuz. Normalde işlem hacminiz arttıkça komisyon oranınız düşmelidir. Aracı kurumunuz bu opsiyonu tanıyor mu, tanıyorsa size daha küçük komisyon oranı verebilmek için hizmet kalitesinden ödün veriyor mu konularını irdeleyiniz.

Muhatabınız ve Erişme Süresi: Seansta aracı kurumunuza süratle ulaşmanız gerektiğinde sizinle kim ilgilenecektir. Normalde size bakan ve sıklıkla değiştirilmeyen bir yetkili olması gerekir. Bu yetkilinin doğrudan telefon numarasını veya dahili numarasını alabiliyor musunuz? Aksi halde santraldeki mekanik ses sizi birilerine bağlayana kadar iş işten geçebilir. Gerçek olmasa bile sanki acil durumdaymışsınız gibi arasıra yoklamalar yapabilirsiniz. Alacağınız yanıt ve geçen süre sizi tatmin etmiyorsa aracı kurumu değiştirme vaktiniz gelmiş demektir.

Teknolojik Altyapı: Emir verdiğinizde emiriniz aracı kurum bilgisayarı üzerinden borsaya ulaşır. Bu nedenle aracı kurum bilgisayar altyapısının emrinizi bekletmeyecek hızda olması gerekir. Ayrıca sistemin sık arıza verip kesinti yaşatmaması gerekir. Bu tür kesintiler sizi bazı pozisyonlardan mahrum bırakabilir.

Teknik Destek: Olası bir arıza olduğunda kısa zamanda bir sorumludan bilgi alabiliyor musunuz? Bir örnek vermek istiyorum; bir gün çalıştığım aracı kurumun sisteminde arıza oldu ve emir iletemediğim için pozisyonumu kapatamıyordum. Fiyat ise ters yönde gittiğinden önce kardan oldum sonrada anaparadan zarar etmeye başladım (Bunların hepsi 4 dakikada oldu). Bu arada aracı kurumdan bir yetkili arıyor ve pozisyonumu aracı kurum üzerinden telefonla kapatmaya çalışıyordum. İlk 5 dakikada kimseye ulaşamadım (Muhtemelen benden daha büyük hacmi olan müşteriler ile ilgileniyorlardı). Sonunda birilerini bulup zararla pozisyonumu kapattım ama bu sırada ters pozisyon oluşmuştu ve ters yönde pozisyona girmem gerekiyordu ama emir veremiyordum. Bir önceki zararında verdiği tedirginlikle emin olmak için teknik bölümden birisini istedim ve arızanın ne zaman giderilebileceği hakkında soru sordum. Karşımda mekanik ve ruhsuz bir ses “Zaten uğraşıyoruz ya, birazdan hallolur…” tarzında zoraki gibi bir yanıt verince ilk yaptığım şey o aracı kurumdaki hesabımı kapatmaktı. Yedekte her zaman tuttuğum aracı kurumda ertesi gün güven içerisinde işlem yapmaya başladım.

Aktif Ekran Süresi: Emirlerinizi aracı kurum web sayfası (veya ona bağlı bir modül) üzerinden verirsiniz. Bu web sayfası üzerinde belirli bir süre işlem yapmadığınız zaman tekrar giriş yapmanız gerekecektir. Aktif kalma süresi olarak adlandıracağımız bu zamanın çok sık yenileme yapmayacak kadar uzun olması gerekdir. Aksi halse emir anında bağlantınız aktif olamayacağı için tekrar giriş yapmanız gerekecektir. Hazırlıklı değilseniz bazen bunu yapmak için zamanınız olmayacaktır.

Eğitim Desteği: Zaman içerisinde borsada veya aracı kurumda olacak yenilikler için aracı kurumunuz eğitim veriyor olmalıdır. Bu eğitimler için önceden belirlenmiş bir program olup olmadığı konusunda bilgi alınız.

Borsa Ekonomik Mevsimleri Bir Dönem Öncesinde Yaşar

Borsa Ekonomik Mevsimleri Bir Dönem Öncesinde Yaşar
Borsada işlem yapıyorsanız ekonomik gelişmeleri yakından takip etmenizde fayda vardır. Neticede ticaretini yaptığınız her şey (hisse senedi, endeks, FX, faiz vb.) ekonominin temel dinamiklerine göre fiyatlanacaklardır.

Belki olanak, bilgi veya zaman açısından fazla ilgilenemeyebilirsiniz. Ancak birileri bu gelişmeleri çok yakından takip etmektedir.

Borsada yatırım geleceğe yöneliktir. Yani gelecekte olmasını beklediğiniz değişiklikler üzerine bu gün pozisyon alırsınız. Aslında borsada işlem yapan her kişi ve grup için durum aynıdır. Farklı olan şey işlemleri görece küçük olanlar bir terslik halinde fazla zarara girmeden pozisyonlarını kapatabilirler. Ancak büyük miktarda işlemi olanlar için işler bu kadar kolay değildir. Bu nedenle şimdi, yakın ve uzak gelecekte olanı bilmek isterler. Geleceği bilemeyeceklerine göre projeksiyonlar geliştirerek gelişmelerdeki yönü tayin etmeye çalışırlar.

Borsada ağırlığı çok olan ve gidişat üzerinde yönlendirici etkiye sahip olanlar kurumsal yatırımcılar ve büyük spekülatörlerdir.  Onlar gelecek ile ilgili çalışmalar yaptıkça borsanın yönü bu çalışmalar paralelinde değişir. Bazen endeksin bir anda yükselmeye başladığını görür ve anlam veremezsiniz. Ancak birkaç ay sonra gazete ve televizyonlarda ülkede ekonominin iyiye gitmeye başladığına dair görüşler belirir. İşte gerçekler bariz olmadan önce büyük oyuncular gidişatı anlamış ve çoktan pozisyonlarını tutmuşlardır.  Televizyonda ekonomi ile ilgili olumlu haberlerin çıkması diğer borsacıları alım yönünde tetikler. Bu alımlar endeksi çok yükseklere taşıyabilir.

Ülkede her şey yolunda giderken ve endeks yeni zirveler yaparken geleceği okuyan borsacılar fırıldak bayramda satılır misali yavaş yavaş pozisyonlarını boşaltırlar.

Akıllı para çok yüksek hacimli işlem yapar. Bu nedenle sıradan bir borsacı gibi kısa süre içerisinde pozisyona girip çıkamaz.  Geleceği okur herkes satarken alır, herkes alırken satar. İşlem yapabilmesinin yegane yöntemi budur. Bu nedenle ekonomi ile ilgili gelişmeler oluşmadan borsa endeksi yeni gelişmeye ayak uydurmuş olur

Belirli seviyede piyasa okuma alışkanlığı edindiğiniz takdirde bu olanları olduğu zaman görebilme şansına sahip olursunuz.

21 Mayıs 2015 Perşembe

Borsa İle Kumar Arasındaki Kalın Çizgi

Borsa İle Kumar Arasındaki Kalın Çizgi

Günlük yaşamda insanlar borsa ve kumar kelimelerini benzer anlamda kullanırlar. Oysa aynı insanlar piyango bayileri önünde kuyrukta beklemekten hiç çekinmezler. Basit bir olasılıkla herhangi bir piyango çekilişinde büyük ikramiyeyi kazanma olasılığı yaklaşık 10,000,000’da bir iken bu olasılığa umut bağlayabilmektedirler. Ülkemizde piyangonun çekildiği gün bir kişinin trafik kazasında ölme ihtimali büyük ikramiyeyi kazanma ihtimalinden en az 10 kat daha fazladır. Her ne kadar büyük ikramiye dışında amorti ve ara ödüller varsa da hiç kimsenin piyango bileti alırken amorti veya ara ödülleri hedeflediğini zannetmiyorum.
 
Elbette piyango alınırken temel güdü tamamen büyük ikramiye değildir. Piyangoyu kazanabilme olasılığına sahip olmak ve bu olasılık üzerine hayaller kurmakta piyango alımının dürtüleri olabilir. “Ya çıkarsa…” bakış açısıyla 1/10,000,000’luk bir hayal, hayal olmaktan ne kadar öteye gidebilir? Bir merkez tarafından basılmış ve eşit olasılıklara sahip biletleri “bilmem ne abla”’da daha çok çıkıyor diye o piyango bayisinin önünde uzun kuyruklar oluşturmak benim dahi anlama kapasitemin çok üzerine çıkmaktadır.

Piyango kumar mıdır? Belki kumar sayılmayabilir veya öyledir. Önemli olan fazladan çaba sarf etmeden herkesin ödediği katılım payını( Bilet ücretini) vererek çekilişle belirlenecek bir ikramiyeden medet umabilmektir. Bariz kumar örnekleri vererek konuyu dağıtmaktan ziyade genel bakış açısını yansıtması açısından piyangonun iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Peki, borsa kumar mıdır? Piyango alır gibi bilmeden, öğrenmeden hisse senedi alırsanız, tüyo, tavsiye adı altında safsatalara bel bağlarsanız kumardan ziyade bilgisizlik ve düşüncesizliktir.

Burada ne yazılırsa yazılsın oransal olarak sonuç değişmez.  Bazı insanlar borsada işlem yapmaya gelir ve para kaybederler. Azınlıkta olan diğer bazıları ise işlem yapmaya gelir ve para kazanırlar. Para kazananların ne kadar kazandığını belirleyen unsur para kaybedenlerin ne kadar kaybedebilecekleri ve onlar çekildikten sonra arkadan gelen yeni para kaybedicilerin miktarıyla alakalıdır.

Peki kumar nedir? Vikipedia sitesi kumar kelimesini şöyle açıklamış; Maddi kazanç elde etmek umuduyla oynanan, genellikle şansa dayalı oyun. Birden fazla kişi arasında rekabete dayalı bir şekilde oynanabildiği gibi, bir kişi tarafından bir oyun makinesine karşı da oynanabilir. Bir oyunda şahsi maddi varlıklarını (genellikle para) risk etmeye kumar oynamak denir.

Piyangoda iki grup insan vardır. Kaybedenler ve kazananlar. Peki, bu iki grupta yer alan insanlar piyango sonucu açıklanana kadar farklı davranışlar sergiliyorlar mı ya da sergileme şansları var mı? Örneğin kazanalar kaybedenlere göre fazladan ne yapıyorlar? Cevap, hiç bir şey. Sadece bekliyorlar. Yani kazansalar da kaybetseler de sadece bekliyorlar ve umuyorlar.

Peki, borsada kazanan ve kaybeden kitle arasındaki fark nedir?  Öncelikle bir açıklama yapmak isterim. Borsada kazanmaktan kasıt birkaç tesadüfe bağlı kar değildir. İstikrarlı olarak kazanmaktan, yıllar sonunda çok büyük rakamlara ulaşmaktan bahsediyorum.
Öncelikle kaybeden grup ne yapıyor ona bir bakalım;

  • Borsada bilginin önemini ve bu bilgiyi kullanma becerisinin hayati olduğunun farkında değiller.
  • Kişisel hırslarını doğruyu yapma gerekliliğinin üzerine çıkartıyorlar.
  • Büyük paralar kazanmanın büyük ikramiye gibi bir anlık işlemle gerçekleşebileceğini zannediyorlar.
  • Para kaybetmeleri halinde (İstisnalar hariç) nedeninin kendilerinde olduğunu görmek istemiyorlar.
  • Sabredemiyorlar, ve disiplinli davranmıyorlar.  Cep telefonu alırken dahi günlerce araştırma yapabildikleri halde kıymetli birikimlerini söylentiler veya tüyolar peşinde tüketiyorlar.
  • Yabancıların deyimi ile “There is no free lunch” ya da eskilerin deyimi ile emeksiz ekmek peşindeler. Bir sistemleri veya önceden test edilmiş yöntemleri yok. Rüzgarın bol olduğu borsa arenasında kuru bir yaprak misali rüzgar yönünde sürükleniyorlar.
  • Borsadan kazanacakları para ile keyif yapacaklarına borsa işlemlerinin kendisinden keyif almaya çalışıyorlar.
  • Borsada birilerinin para kazanabilmesi için birilerinin para kaybetmesi gerektiğini düşünmüyorlar. Dolayısı ile para kazananlar arasına girebilmek için çok çalışmaları gerektiğinin ya farkında değiller ya da fark etmek istemiyorlar.
  • Para kazanma isteklerine fazlası ile konsantre oluyorlar. Oysa borsada kazanmaktan daha önemli olanın kaybetmemek olduğunu bilmiyorlar.
Şimdi de istikrarlı olarak para kazananlar ne yapıyor ona bir bakalım;

  • Borsanın ne kadar kaygan bir zemin olduğunun farkındalar. Ne kadar bilgili ve tecrübeli olurlarsa olsunlar sürekli kendilerini yeniliyorlar. Para kazanabilmek için kaybedenlerden daha iyi olmaları gerektiğini biliyorlar.
  • Ev ödevlerini yapıyorlar, sabırla riski düşük fırsatları bekleyerek kaybetme olasılıklarını en aza indiriyorlar.
  • Kendilerine önceden test edilmiş bir sistem kuruyorlar. Böylelikle tansiyonu yüksek işlem anında sistem ne diyorsa onu uyguluyorlar. Endişeleri zarar etmek değil, sistem kurallarının dışına çıkmak. Biliyorlar ki sistemlerine bağlı kaldıkları sürece bazı zararlı işlemler yapsalar da sonuçta yüksek karlara ulaşacaklar.
  • Mücadele ettikleri alanın zorluklarını bildiklerinden sağlam bir sinir sistemine sahipler.  Sabır göstermesini ve önceden belirlenmiş kurallarına yüksek bir disiplin ile sahip çıkmayı becerebiliyorlar.
  • Öncelikleri para kazanmaktan ziyade doğruları yapabilmek olduğunun farkındalar. Doğruları yaptıklarında zaten paranın geleceğini biliyorlar.
  • Yaşamlarında mutlu oldukları başka uğraşlarda var. Paralarını borsada kazanıp borsa dışında keyifle harcayabiliyorlar
Bu durumda borsa ile kumar arasındaki çizginin yeterince kalın olduğu açık değil mi?

Borsa Nedir ve Ne Değildir

Borsa Nedir ve Ne Değildir
Sihirli “borsa” kelimesi. Bazılarımıza göre sıkıntılarımızdan kurtulabilmek için kestirme bir yol, bazılarımız içinse hiç tanışılmaması gereken cazibeli fakat tehlikeli bir uğraş. Ancak hiç dikkat ettiniz mi; borsayı bize kimler anlatıyor? Veya borsa hakkındaki algılarımız nasıl şekilleniyor?

Sonuçta borsa kelimesi ile karşılaştığımızda hissettiklerimizin ne kadarı bize ait? Yoksa başkalarının hataları mı temel bilgi kaynağımız. Gelin şu borsa denen kavrama farklı pencerelerden bir kez daha bakalım.

Ben borsa ile tanışalı 23 yıl geçmiş. Geldiğim bu noktada borsa benim için; saygı duyulması ve ciddi emek harcanması gereken bir kavram olarak önümde duruyor. Biliyorum ki o benim için çok önemli fakat ben onun için okyanusta bir damlayım. Bu nedenle çok çalışıyor, ondan çekiniyor, yapabileceklerimi yapıyor ve yapamadıklarım için üzülmüyorum. Herkes ile konuşmuyor ve daima bir çift kulak tıkacı kullanıyorum. Sonuçta bu ilişkiden alabileceğimi alıyor (ki oldukça tatminkar bir seviye) ve geri kalan zamanımda hayatın keyfini çıkartmaya çalışıyorum.

Şimdide bu tecrübe avantajını bir kenara koyup bilmeyen veya az bilen birisi olarak borsa ile tanışsaydım ne olurdu ona bir bakalım. Örneğin bu isteğimi yakın çevrem ile paylaştım ve sizce neler duymuş olabilirim?
  • “Borsa mı dedin kumar yani”,
  • “Sakın bulaşma, her şeyini kaybedersin”
  • “İyi diyorsun da borsa seni aşar, keriz gibi silkelenirsin orada”
  • “Abi iyi yapmışsın girmekle, benim bir tanıdığım var süper tüyolar veriyor. İstersen seni onunla tanıştırayım”
  • “Valla ben biraz denemiştim, önce kazanır gibi oldum ama sonra hepsini kaybettim, iyisi mi sen paranı bankaya yatır”
  • “Harika bir fikir, Forex diye bir şey varmış, kısa zamanda paranı katlıyormuşsun”
Tecrübe sahibi olarak anlattıklarımla, tecrübesiz kişinin borsa hakkında etrafından duydukları arasındaki çelişkiyi fark etmişsinizdir. Peki, nedir bu çelişki? Yanıt, borsanın ta kendisi. Aklınız biraz karıştı ise rakamlarla örnekler vererek bu karışıklığın önüne geçelim. Sizce borsa ile ilgilenenlerin yüzde kaçı alım satımları sonucunda zarardadır. Pek çok kaynağa göre % 90’ın üzerinde. Üstelik bu oranlar bize ait olmayıp tüm dünya için geçerlidir ( gelişmiş veya daha sistematik ülkelerde birkaç puan azalabilir).  Korkunç bir istatistik değil mi? Ancak gerçekler böyle. Açıklaması ise şu şekildedir. Bu işten bir kesim sistemli (sürekli ve istikrarlı) olarak para kazanıyorsa (ki kazanıyor), birilerinin sürekli olarak kaybetmesi gerekir. Zira borsada birinin kazanması için bir başkası kaybetmelidir.

Şimdi gelelim işin en önemli yerine. İstikrarlı olarak para kazanmak demek bu kitlenin (bana göre % 5 olan) pek değişmediği anlamına gelir.  Peki, kimdir bunlar? Genel olarak kurumsal yatırımcılar, kurumsal olmayan büyük yatırımcılar, spekülatörler ve derin sularda yüzmeyi becerebilen sınırlı sayıdaki küçük yatırımcılar. Fark ettiniz mi bilmiyorum, kazananlar yapıları gereği az ile yetinemeyecek kadar büyükler ve sürekli olarak kendilerini besleyecek  (% 90’lık bölüm) kitleye ihtiyaç duyarlar. İşte borsa denen şey bu kısır döngü ile hayatına devam eder.

İstikrarlı olarak kazananlar (% 10’lik kitle) büyük oranda değişmezken, istikrarlı olarak kaybedenler (%90’lik kitle) büyük oranda sürekli olarak değişir. Eskiler çıkar yeniler hevesle gelir. Ve borsa arkasında yatırım hesapları boşalmış mutsuz kalabalıklar bırakarak yoluna devam eder.

Kazanan (aklı varsa eğer) nasıl kazandığını diğer insanlarla paylaşmaz (genelde de öyle olur zaten). Böylelikle kazananların hikayelerini, nasıl ve ne kadar kazandıklarını bizler bilemeyiz.

Peki, kaybeden ne yapar sizce? Tahmin edebileceğiniz gibi mutsuzdur, kızgındır ve kendisi dışında bir suçlu aramaktadır.. Bu suçlamalardan da en çok nasibini alan “Borsa”dır. Üstelik kaybedenler borsanın tehlikesi üzerine sürekli yayın yaparlar. Düşünün bir kere 100 kişilik bir grupta 10 kişi köşesine çekilmiş sessiz sedasız kazandıkları paraları sayarken 90 kişi kayıplarının verdiği acı ile sürekli olumsuz yayın yapmaktadır. Hal böyle iken borsa hakkında bilgisi olmayan birisi sürekli olarak para kaybetmiş insanların anlattıklarından borsa hakkında olumsuz fikir sahibi olur.

Örneğimizi açmak için biraz daha rakamlardan faydalanalım. Borsada işlem yapmak için aracı kurumlarda hesabı olan kişi (ve kurum) sayısı yaklaşık 1,000,000 civarında. Yani yaklaşık bir milyon hesap aktif veya pasif halde şu anda işlem yapıyor. Bir diğer deyimle yaklaşık 100,000 kişi ser verip sır vermeden sürekli kazanıyor, 900,000 kişi ise sürekli sızlanıyor ( para kaybedip hesabını kapatmış olanları saymıyorum bile).  Bu rakamlara yurtdışı hesaplar ve forex hesapları dahil değil. Peki bu durumda, borsa hakkındaki yorumların ne kadarı olumlu olabilir sizce? Ayrıca bu negatif yorumlar hangi bilgi seviyesindeki insanlar tarafından yapılmaktadır? Düşünmekte fayda var.

Bu yazdıklarımdan borsada kazanabilmek için başka bir iş yapmamanız gerektiği anlamı çıkmasın. Bunun pek çok yolu var fakat başka bir yazının konusu. Şimdi kendinize şu soruyu sorun? Bu kazanan % 10’luk dilim içerisine girmeyi göze alıyor musunuz?  Eğer yanıtınız hayır ise borsanın yanından bile geçmeyin ve hayatınıza kaldığınız yerden devam edin. Zira borsa ne olursa olsun sizin için iyi bir şey değildir.

Eğer göze alıyorum diyorsanız (ben bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederim) o zaman ilk yapmanız gereken bir çift kulak tıkacı edinmektir. Ardından bu % 10’luk dilime nasıl girebileceğinizi planlamanız ve bu planları sabırla uygulamanız gerekir. Ancak bu durumda, borsanın gereklerini yerine getirdiğinizde borsa sizin için çok iyi bir gelir kaynağı olacaktır.
Peki, nasıl mı yapacaksınız? Durun acele etmeyin. Bu konuda bildiklerimi pek çok yazı ile burada sizlerle paylaşacağım.

Borsada Akıllı Para ve Piyasa Üzerindeki Etkisi

Borsada Akıllı Para ve Piyasa Üzerindeki Etkisi

Borsa gibi büyük bir deryada yelken açmış irili ufaklı pek çok gemi vardır. Bazıları pusuladan dahi yoksun iken bazıları teknolojinin tüm unsurlarını kullanan devasa gemiler gibidir.

Büyük finans kuruluşları, bıyıklı bıyıksız yabancı yatırımcılar, büyük kurumsal fonlar, donanımlı spekülatörler ve daha niceleri bu piyasanın en büyükleridir.

Yukarıda adı geçen güçleri kısaca akıllı para olarak adlandırabiliriz. Akıllıdırlar çünkü ellerinin altında olabilecek en iyi teknolojik donanım ile ileri seviyede eğitim almış yetenekli insan kaynakları vardır.

Amaçları ise tektir; para kazanmak. Genelliklede kazanırlar.

Bu durumda akla şu soru düşebilir; Peki bunca devin arasında biz nasıl para kazanacağız? Yanıt ise çok basittir; küçük olmanın avantajlarını kullanarak. Onların yerde görse dönüp bakmayacakları bir gelir sıradan bir borsacı için servet olabilmektedir.

Akıllı paranın olması iyi bir şeydir. Onlar bulundukları piyasaya derinlik kazandırırlar, piyasanın daha dengeli hale gelmesini sağlarlar ve yüksek miktardaki arzları ve talepleri sonucu küçük sermayeli akıllı borsacılara para kazandıracak büyük fırsatların çıkmasına vesile olurlar.

Trend oluşmasına neden olurlar. Onlar sayesinde trend dönüşleri daha yavaş ve belirgin olur. Onlar sayesinde volatilite daha düşüktür. Hükümetleri yönetenler bile onları karşısına almamak için önemli açıklamalarını seans bitiminde yaparlar. Onlar sayesinde analiz yöntemleri sürekli gelişir ve herkesin kullanabileceği kadar ucuzlar.

Büyük başın derdi büyük olur. Bir emeklilik fonu için enflasyon ve maliyetlerin ötesinde yılda birkaç puan kazanmak o sene için iyi bir gelir olabilir. Bu nedenle istikrara ve risk yönetimine büyük önem verirler.

Büyük sermayenin bir piyasaya girmesi veya çıkması haftalar hatta aylar alabilir. Oysa ortalama bir trader için bu birkaç saat olabilir. Ani bir ekonomik çalkantıda bu tür büyük gücün alacağı hasar büyüklüğü ile doğru orantılıdır.

Küçük bir borsacı ise bir serçe misali en ufak bir karışıklıkta göz açıp kapayıncaya kadar olay yerini terk edebilecektir.

Ortada bir gerçek var ki sahip oldukları olanaklar kazanca ulaşmada onlara büyük avantajlar sağlamaktadır. En yetenekli borsacının dahi bu olanaklarla baş edebilme olasılığı yoktur. Zaten buna gerekte yoktur.

Belli bir tecrübe seviyesine gelmiş bir trader piyasanın ne tarafa gideceğini ve ne zaman döneceğini küçük bir yanılma payı ile anlayabilecektir. Bunun nedeni ile akıllı paranın manevra sırasında bıraktığı parmak izleridir.

Akıllı para iyidir. Onların piyasada estirdiği rüzgarı arkanıza aldığınızda varlıklarının ne kadar işe yaradığını daha iyi anlayacaksınız

Borsada Alım Satım Yapabilmeniz İçin Neler Gerekiyor

Borsada Alım Satım Yapabilmeniz İçin Neler Gerekiyor

Bu yazıda borsada işlem yapabilmeniz için ihtiyacınız olan maddi ve manevi unsurların neler olduğunu açıklamaları ile sıralayacağım. Siz de sıralamaya göre nelere sahip olduğunuza ve nelerinizin eksik olduğuna karar verebilirsiniz. Bu yazı boyunca borsa kelimesi ile İMKB ve VİOP piyasalarında yapabileceğiniz işlemler kastedilmektedir.

Uluslararası piyasalar, diğer emtia piyasaları ve forex işlemleri ayrı bir yazının konusudur. Anlatılanlar daha çok tam zamanlı olarak işlem yapanlara yöneliktir. Daha uzun vadeli işlemler yapıyorsanız liste sizin için daha kısa olacaktır.

Sermaye

Sermaye piyasalarında tanımı gereği sermaye (kapital) temel bir ön şarttır. Ancak bilinenin ötesinde sermaye miktarınızın gelecekte yapacağınız kar ile yakından ilişkisi vardır. Burada ne kadar çok sermayeniz olursa o kadar çok para kazanabileceğinizden bahsetmiyorum. Borsada küçük sermayeler ile büyük paralar, büyük sermayeler ile küçük paralar kazanılması oldukça doğaldır. Fakat önemli olan nokta sermaye miktarınızla kazanç beklentinizin uyumlu olmasıdır. Borsada art arda kayıplar yaşanması olasıdır. Bu durumda bir süreliğine kenara çekilip durum değerlendirmesi yaptıktan sonra tekrar arenaya dönmek isteyebilirsiniz. İşte bu aşamada aracı kurum hesabınızdaki bakiyenin üzerinizde baskı yaratmayacak yeterlilikte olması gerekir.

Eğitim ve Bilgi Seviyeniz

Burada eğitimden kastedilen hangi okuldan mezun olduğunuzdan ziyade borsa hakkında nasıl bir eğitim ve bilgi seviyesine sahip olduğunuzdur. Günümüz koşullarında hayatımızı temelden etkilemeyen uğraşlar için dahi eğitim alınırken borsa konusunda zayıf bilgiye sahip olmak kabul edilemez. Bu durumda işlem yapmaktansa paranızı elden dağıtın daha iyi. Hem hayır duası alırsınız hem de komisyon ödememiş olursunuz. Borsada kullanılabilir bilgi para demektir. Kendinizi borsa için eğitiniz, bilgi seviyenizi olabildiğince artırınız.

Borsaya Ayrılacak Vakit ve Takip Edebilme Olanağı

Birkaç ay veya daha uzun vade için alım yapıp beklemeyi tercih ediyorsanız sizin gün sonunda oluşacak rakamlarla sermayenizi yönetmeniz oldukça kolaydır. Ancak daha kısa vade için alım satım yapacaksanız seans saatleri içerisinde ekranın çokta uzağında olmamanız gerekir. Birkaç gün için veya gün içi işlemler (daytrading) yapacaksanız olabildiğince rahat bir koltuk bulmanızda fayda olacaktır. Bu durumda muhtemelen borsa dışında bir şey yapma olanağınız kalmayacaktır.

Aracı Kurum

İşlemlerinizi gerçekleştireceğiniz aracı kuruma karşı içinizin rahat olması gerekir. Komisyon maliyetleri düşük diye belirli kalitenin altında işlem gerçekleştirmeniz ileride başınızı ağrıtabilir. Aracı kurumunuz kurumsal kimliğe sahip olmalı ve aynı zamanda bu kurumsal kimliği müşteri lehine kullanabilmelidir. Acil bir durumda telefon ile emir vermeniz gerektiğinde karşınıza sadece telesekreterler çıkıyor ve tuşlamanız gereken numaralar arasında uzun vakit kaybediyorsanız parada kaybedebilirsiniz. Zaman zaman gerçekte olmasa bile sanki acil bir durum yaşıyormuşsunuz gibi aracı kurumunuz ile iletişime geçmeye çalışın. Bakalım sizin sorununuzu çözmek için nasıl bir yöntem uyguluyorlar. Ayrıca işlemler için ödediğiniz komisyonun toplandığında (özellikle sık işlem yapanlar için) ciddi rakamlar tutacağını bilmenizde fayda var. Bu nedenle komisyon oranlarının makul olup olmadığını kontrol ediniz.

Uygun Çalışma Ortamı

Özellikle tam zamanlı işlem yapanlar için çalışma ortamınızın sakin ve dingin olması çok önemlidir. İşlemler yoğunlaşmayı gerektirir. Bu nedenle işiniz sadece borsa ise çalışma ortamınızda olabilecek her türlü dikkat dağınıklığının önüne geçiniz. Daha uzun vade işlemleri yapıyorsanız en azından analiz ve işlem yaptığınız zamanlarda sakin bir ortamda bulunmaya çalışınız.

Piyasa Takip Araçları

Günümüzde teknoloji beraberinde pek çok olanak getirmektedir. Tam zamanlı olarak işlem yapıyorsanız sabit bir bilgisayar ile iki adet büyük ekran (mümkünse 22”) görüş açınızı genişletecektir. Anlık veri kaynağı kullanmak şarttır. Bulunduğunuz bölgede elektrik kesintileri sık oluyorsa kesintisiz güç kaynağı kullanmanızda fayda vardır. Benim en önem verdiğim konu ise koltuktur. Mümkün olan en kaliteli ve ergonomik koltuğu seçiniz.

Psikolojik Yapı

Borsada işlem yaptığınızda yoğun olarak psikolojik iniş çıkışlarla karşılaşırsınız. Özgüven eksikliği, aşırı heyecanlanma, fazla korkma veya hiç korkmama halleri işlem yapanlar için istenilen özellikler değildir. Bu nedenlerle borsadaki en önemli sermayeniz aslında psikolojik yapınızdır. İşlem yaptığınızda korkularınız ile özgüveniniz arasındaki ince çizgiyi koruyabilmeniz gerekir.

Sağlığınız

Borsa pek çok şeydir ama her şey değildir. Sağlığınız ile ilgili sıkıntınız varsa borsadan uzak durun. Bir sağlık sorununuz yoksa yine dikkatli olunuz. Kilo almaktan uyku bozukluğuna kadar pek çok olası rahatsızlıklar potansiyel misafirlerinizdir. Bu nedenle kesinlikle ve kesinlikle bedeninizi yoğun olarak kullanabileceğiniz ve yapmaktan zevk alacağınız spor aktivitelerine en kısa zamanda başlayınız.

Beslenme Alışkanlıkları

Günümüz koşullarında zaten bozulmuş olan beslenme alışkanlıkları işlem yapanlar için diğer bir sorundur. Saatlerce ekran karşısında oturmak beraberinde sağlıksız bir beslenme alışkanlığı getirebilir. İşlemler sırasında gösterdiğiniz disiplini beslenme konusunda da gösteriniz.

Hobileriniz

Yine tam zamanlı işlem yapanlar için vazgeçilmez bir koşul daha. Yukarıda, işlem yapmanın çok yoğun bir ruhsal ve bedensel çaba gerektirdiğinden bahsetmiştik. Borsa dışında bir şeyler ile uğraşıp zihin yoğunluğunuzu dağıtabilmeniz önemlidir. Bir tür kendini yenileme diyebileceğimiz bu uğraşların faydasını pazartesi sabahı ekran başına geçtiğinizde daha iyi anlayabilirsiniz.

Borsada Bilmek ve Bilmemek Üzerine

Borsada Bilmek ve Bilmemek Üzerine

“Bilmediğini bilen öğrenebilir, sabırlı olunuz,
Bilmediğini bilmeyen tehlikelidir, uzak durunuz,
Bildiğini bilmeyen zavallıdır, faydası olmaz,
Bildiğini bilen peygamber gibidir, takip ediniz”

Bilmediğini Bilen Borsacılar

Borsada yeni iseniz ve yeni olduğunuzu, yani mücadele ederken yeterli tecrübenizin olmadığının farkında iseniz başlangıç için iyi bir konuma sahip olduğunuz söylenebilir. Yapmanız gereken fazla risk almadan olabildiğince faydalı bilgi öğrenmek ve bunları para kazanma yolunda kullanmaktır. Unutmayınız ki istikrarlı bir şekilde para kazanmak için bir sisteme ihtiyaç duyacaksınız. Bu nedenle sisteminizi kurmaya başlayın.

Bilmediğini Bilmeyen Borsacılar

Bu grupta yer alanlar yanlış yöntemlerle uzun süredir borsa içerisindedirler ve başarısızlıklarının nedenini kendilerinin dışında başka yerlerde ararlar. Önyargıları kuvvetlidir ancak şanslarının yaver gitmediği düşüncesine sahiptirler. Tüyo veya tavsiye gibi beyhude uğraşların peşinde koşmaya yatkındırlar. Borsada para kazanmanın dinginliğine ve olgunluğuna ulaşamadıkları için gergin bir ruh hali içerisinde o büyük çıkışı yakalama peşinde kendilerini ve sermayelerini eritmektedirler.

Yapmanız gereken tek şey durun ve borsaya uzunca bir süre ara verin. Kendinizi ve sermayenizi toparladığınız bu süre içerisinde eski bakış açınızdan daha farklı ve para kazandıracak yöntemler geliştirmeye çalışın. Hatalarınızı bulun ve bunları tekrarlamamak için sert önlemler alın. Borsayı seans salonlarından, televizyon kanallarından değil sadece bilgisayarınızdaki seans ekranından takip edin.

Bildiğini Bilmeyen Borsacılar

Bazı insanlar ise yeterli bilgiye hatta tecrübeye sahip olmalarına rağmen bunu kazanca çeviremezler. Belki riskten fazla kaçınırlar beklide seansın gereği olarak anlık hızlı karar verebilme ve verilmiş hatalı karardan dönebilme yetisine sahip değillerdir.

Herkes borsaya gelmek zorunda değildir. Buralarda helak olmaktansa başka mecralara yelken açmak bu gruptaki insanlar için faydalı olabilir.

Bildiğini Bilen Borsacılar

Bunları bulması nerede ise imkansızdır. Hem sayıları azdır hem de borsa konusunu başkaları ile fazla konuşmak istemezler. Tek bir amaçları vardır. Para kazanmak. Kazanırlar ve siz bundan haberdar olmazsınız. Çok çalışırlar, piyasayı yakından takip ederler, paralarını kazanırlar ve kalan zamanlarında hayatın tadını çıkartırlar.

Kendilerine para kazandıran bir sistemleri vardır. Güçlü bir psikolojiye sahiptirler ve disiplin uygulamaları katıdır. Önceden belirlenmiş sermaye yönetimlerini sıkı uygularlar. Onlar da zarar edip para kaybederler ancak bu zararların nedeninin istatistiğin negatif tarafından geldiğini bildikleri için içleri rahattır. Seansta ekran başına oturduklarında olası her türlü senaryo için önceden hazırlanmış planları vardır. Özel durumlarda köşeye sıkıştıklarında mücadele ederek geri çekilirler. Böylelikle sermaye kayıpları sınırlı olduğundan sonraki daha kolay pozisyonlarda zararlarını fazlası ile telafi ederler.

Siz kendinizi hangi grupta hissediyorsunuz?

Borsada Para Kazanmak Kavramı

Borsada Para Kazanmak Kavramı
Kazanmak, kar etmek, gelir sağlamak kelimeleri ile borsa kavramı arasında yakın ilişki olduğu aşikardır. Ancak yinede borsada para kazanma konusunun biraz yanlış kullanıldığını düşünüyorum.

Para kazanmak, kar etmek ne demektir. Örneğin bir halı mağazanız var ve perakende olarak halı satıyorsunuz. Bu işten para kazanıyorum diyebilmek için nasıl bir gelir gider ilişkisine ihtiyacınız vardır.

Örneğin bir sabah gelen ve yüklüce alışveriş yapan müşteri gittikten sonra daha çok kazandığınızı söyleyebilir misiniz? Ya da birkaç gündür siftah dahi etmeden işyerini kapatıyorsanız bu durum batacağınızın göstergesi midir?

Kazanç kavramı ancak bir dönem sonunda o faaliyetle ilgili tüm işlemlerin bir ortalaması olarak görülmelidir. Bu dönem aylık, üç aylık veya yıllık olabilir.Örneğin  VOB’da işlem yapıyorsanız, açığa satış işlemi de yapabildiğinizden olası bir trenddeki dalgayı, ara dalgaları ve tepki dalgalarını yakalayabilme şansınız olduğundan işlemlerinizin başarısı veya başarısızlığı hakkında daha kısa sürede bir sonuca varabilirsiniz.

VİOP’da gün içi işlemler yapıyorsanız performansınızı değerlendirmek için ay sonunu beklemeniz yeterli olacaktır. Çünkü en uzun işlem süreniz bir seans süresi kadar olacaktır.

Eğer hisse senedi ile ilgili işlemler yapıyorsanız en az bir yıldır. Özellikle orta ve uzun vadeli işlemler yapıyorsanız bir yılı aşan ömürleri olan trendlere girme olasılığınız vardır. Bu tür trendlerin sermayeniz üzerinde ciddi miktarda etkileri olabileceğinden para kazanma konusundaki yargınızı biraz daha uzun bir dönem içerisinde vermelisiniz.

Elbette borsada yapılan işlemler yukarıda sıraladıklarımla sınırlı değildir. Bir trader kısa, orta ve uzun vadeli hisse senedi işlemleri yaparken aynı zamanda vadeli kontrat işlemleri de yapabilir. Burada vurgulanmak istenen şey her vadenin ve her piyasanın kendine özgü değerlendirme kıstasları vardır. Değerlendirme vadenizi ne kadar uzatırsanız sonuçta çıkan tablo daha sağlıklı olacaktır.

Buraya kadar yazılanlar belki pek çoğunuz için bildik gelebilir. Fakat para kazanma kavramının bazı alt bölümlerine dikkatinizi çekmek isterim. Vade sonunda yaptığınız değerlendirme ile başarılı olup olmadığınız konusunda bir kanıya vardığınızda bu bakış açısı bilinçaltınıza yerleşir. Uzun bir vade sonunda gayet başarılı işlemler yaptığınızı ve iyi paralar kazandığınızı varsayalım. Bu durum siz farkına varmasanız da kendinize karşı olan özgüvenin artmasına neden olur.

Bu özgüvenin hem faydalı hem de zararlı yönleri olabilecektir. İnsanoğlu bir ağaç gibi dingin ve durağan bir varlık değildir. Konu çok para olduğunda kolaylıkla dağılma potansiyeline sahiptir.

Birinci olası senaryo; başarılı bir dönem sonunda art arda kayıplar vermeye başladığınızda ciddi bir ikileme düşebilirsiniz. Bu ikilem sizde özgüven kaybına neden olursa bu kaybı telefi etmek o kadar kolay olmayabilir.

İkinci olası senaryo; zirve tırmanışı yapan dağcıların yaşadığı kazaların %80’i çıkarken değil inerken olur. Eğer para kazandığınız düşüncesi değerlendirme yapmaksızın kafanızın içine yerleşirse biliniz ki bundan sonra gireceğiniz pozisyonlar öncekilere göre çok daha riskli olacaktır. Çünkü başarı kazandığınız dönemde savunmaya daha çok önem verirken özgüveni ile işlem yaptığınız dönemde savunma mekanizmanızı gevşetme olasılığınız yüksektir. Doygunluk duygusu taşıması zor bir lükstür.

Üçüncü olası senaryo; borsada belirli bir başarıya ulaşmışsanız sağlam bir sisteminiz var demektir. Sistem ise disiplinle uygulanan bir araçtır. Siz ise sistem ne derse onu uygulayan bir uygulayıcısınızdır. Özgüveni gelişmiş bir borsacı bundan sonraki kazançlarını kendisi kazanmak isteyebilir. Sistem kurallarının dışına çıkar ve çuvallar.

Görüldüğü üzere borsada kazansanız da kaybetseniz de her aşamada farklı mücadele alanları ile karşılaşma olasılığınız yüksektir.

Borsada kazanç ve kayıp kavramlarını mümkün olduğunca uzun vade üzerinde değerlendiriniz.

Kazanmanız halinde farkına varmayacağınız değişimlerin olabileceğini biliniz. Kazandığınız paranın gevşemeye ve kibire dönüşmesini engelleyiniz. Kazandığınız paranın keyfini çıkartın ancak bu dönüşüm çok hızlı olmasın. Endeks her zaman orada olacak ve kazandırmaya devam edecek. Ayrıca para her zaman her şey olmayabilir.

12 Mayıs 2015 Salı

Borsada Yapılan Teknik Hatalar

Borsada Yapılan Teknik Hatalar

Borsada Yapılan Teknik Hatalar

  • Piyasa kontrol mekanizmaları ile gidişat hakkında ön bilgi almadan işlem yaparsanız zarar edersiniz.

  • Trende karşı pozisyon alırsanız stoplarınız çabuk yutulur ve zarar edersiniz (Bu durumun istisnaları vardır).

  • Bariz piyasa eğilimine karşı hareket ederseniz para kaybedersiniz.

  • İşleme giriş stoplarınızı çok uzun tutarsanız zarar başı zarar ölçüsünü kaçırır ve zarar eddersiniz.

  • Hangi göstergenin nerede ve nasıl kullanılacağını bilmeden kullanırsanız zarar edersiniz.

  • Göstergelerin paralize özelliğini gözardı ederseniz zarar edersiniz.

  • Benzer bilgiyi veren farklı göstergelerden gelen sinyalleri doğru okuyamayacağınız için zarar edersiniz.

  • Göstergelerin bazılarının merkeze gelme eğilimini iskonto etmezseniz zarar edersiniz.

  • Göstergelerin teyidini almazsanız zarar edersiniz.

  • Hareket öncesini analiz etmeden ani hareket yönlendirmesi ile emir kararı verirseniz zarar edersiniz.

  • Uzun dönemden gelen eğilimi analiz etmeden daha kısa vade ile işlem yaparsanız zarar edersiniz.

  • Gösterge oluşumları olgunlaşmadan zaten olacak varsayımı ile hareket ederseniz zarar edersiniz.

  • Fiyat hareketini farklı yerlerden teyit etmeden ani gelişmeye göre işlem yaparsanız zarar edersiniz.

  • Yüksek volatilitede o piyasa koşuluna uygun önlemleri almazsanız zarar edersiniz.

  • Yüksek volatilitede stop boy ayarlamaları yapmazsanız kolayca stop olup para kaybedersiniz.

  • Gün içi veri açıklanma dönemlerini takip etmezseniz ani fiyat hareketleri sonucunda stop olup zarar edersiniz.Seansa özgü sabah ve öğle feyklerini fark etmezseniz zarar edersiniz.

  • Göstergelerinde bir limiti vardır. Onlardan kapasitelerinin ötesinde birşeyler beklerseniz zarar edersiniz.

  • Piyasa bazen kolay fırsatlar sunar. Bu riski düşük fırsatlardan faydalanmazsanız sermaye dengenizde sıkıntı yaşarsınız.

  • Kısa vadeli grafiklerde paralize olmak uzun vadeden gelen daha büyük fırsatların kaçmasına neden olur.

  • Girdiğiniz işlemde ters bir fiyat hareketi ile piyasa dışı kaldığınızda inat ederek tekrar pozisyon açmak zarara neden olur.

  • Elektrik kesilmesi, bilgisayar bozulması, ADSL kopmaları gibi teknik nedenler verimli emir trafiğinizi etkileyeceğinden para kaybedersiniz

  • Sisteminizdeki vadeye uygun grafik kullanmazsanız para kaybedersiniz.

  • Seansa hazırlanarak başlamazsanız para kaybedersiniz.

  • Analizinizi kendiniz yapmayıp başkalarından aldığınız bilgiler ile pozisyona girerseniz para kaybedersiniz

  • Sermayenizdeki artı ve eksi yöndeki gelişmeleri yakından takip ederek olası aksaklıklara önlem almazsanız zarar edersiniz.

  • Vadeli işlemler gibi kaldıraç oranının çok yüksek olduğu piyalarada boyunuzu aşacak hacimde işlemlere girerseniz ne kadar para kaybedebileceğinizi siz dahi tahmin edemesiniz.

Görüldüğü üzere borsada yapılan hatalar konusu bir hayli kapsamlı. Şuna rahatlıkla inanabilirsinizki buraya kadar sayılan hatalar adet ve içerik olarak sadece numune kabilindendir. Hataların tamamını yazmaya kalksak yeni bir web sitesi açmak zorunda kalabiliriz.

Ayrıca  bariz olan bir konu da var ki hata yapma miktarı tamamen sizin yeteğinize ve yaratıcılığınıza bağlıdır. Sonuçta önemli olan şudur. Hata size para kaybettirir. Hata yapmayın diyemiyorum çünkü yapacaksınız. Az olmaları konusunda gayret gösterin. Az hata az kayıp demektir

Borsada Yapılan Hatalar

Borsada Yapılan Hatalar
Borsa getirisi kadar sorunları ile de verimli bir alandır. Size hata yaptıracak, dengenizi bozacak ve para kaybettirebilecek türlü durumlarla başetmeniz gerekecektir. Bu yolculuk süresince vereceğiniz en büyük mücadele kendinize karşı olacaktır. Potansiyel olarak ne kadar çok hata yapabileceğinizi görmek istiyorsanız borsaya geliniz.

Hata sayısı çok olduğu için farklı başlıklar altında birkaç yazıda duruma bir göz atalım istedim. Şunuda vurgulamak isterim. Burada sıralanan hatalar hiçbir sistemde yer almamalıdır. Çünkü çok büyük ihtimalle sonuç zarar veya fırsatlardan faydalanamama olarak size dönecektir.

Psikolojinizden Kaynaklanan Hatalar

  • Bir önceki işleminizde zarar etmişsinizdir. O atmosferden kurtulmadan zararınızı telafi etmek için kural dışı işleme girersiniz.

  • İşlemlerinize korku, umut, sevinç, hırs gibi duygularınızı karıştırır ve onların güdüsü ile işlem yaparsınız.

  • Kazanacağınız parayı düşünerek işlem yaparsınız.

  • Seansı takip konsantrasyonunuzu kaybedip fırsatları değerlendiremezsiniz

  • Sistemizdeki önceden planlanmış getiri beklentinizin dışına çıkarak anlık kar peşinde kaybolabilirsiniz.

  • Zarar sonucunda aşırı çöküntüye uğrarsanız bir sonraki fırsatı kaçırırsınız

  • Karlı işlem sonrası coşkuya kapılırsanız bir sonraki işlemde disiplini bırakıp zarar edersiniz.

  • Kalitesi düşük işlemlerde enerjinizi tüketirseniz görece riski daha düşük fırsatları takip edebilmeniz için mecaliniz kalmayacaktır.

  • Sonsuz fırsat deryası içerisinde tek bir fırsata takılırsanız, orada tükenirsiniz.

  • Dar bakış açısı ile seans takip ederseniz piyasanın esnekliğine ayak uyduramaz ve zarar edersiniz.

  • Piyasa temposundaki değişikliklere göre pozisyon ayarlaması yapmazsanız zarar edersiniz.

  • Tüyo, tavsiye vb. hülyalar peşinde koşturursanız büyük ihtimalle zarar edersiniz.

  • Borsada işlem yapmanın başlıbaşına bir iş olduğunu unutup keyif olma yönteminizi borsa dışında aramazsanız kaybedersiniz

  • Anlık veya günlük kar/zarar durumunuz sizi yönetmeye başlarsa zarar edersiniz.

  • Borsa bazen fırsat vermekte cimri davranabilir. Bu özelliği bilmeden fırsat aramakta ısrar ederseniz kendinizi paralar,  zarar edersiniz. Enerjinizi boş yere tükettiğiniz için fırsatlar gelmeye başladığında sizde değerlendirecek cesaret kalmamıştır. Kardan zarar edersiniz.

  • İşlemlerinize standart bir yötemle girmezseniz önce istikrarı sonrasında da özgüveninizi kaybeder, zarar edersiniz.

  • Zarara uygun tavrı göstermiyorsanız kaybedersiniz

  • Kurallara göre işlem yaptığınızda zararlarınızın karların yanında ne kadar küçük kalacağı gerçeğini görmezseniz para kaybedersiniz.

  • Başarınızı dönem sonunda değerlendirme yerine birkaç işlem ile değerlendirmeye başladığınızda dengeniz bozulur ve kaybedersiniz.

  • İşlem yaparken heyecanınızı kontrol altına alamıyorsanız kaybedersiniz

  • Stop kullanmazsanız veya kullanımda kural dışına çıkarsanız kaybedersiniz

  • Seans takibinin gereğini yerine getirmezseniz fırsatları değerlendirecek ön hazırlığınız olmaz ve kaybedersiniz.

  • Seansın ne zaman fırsat vereceğini kimse bilemez. Fırsatların geleceği zamanı siz belirlemeye çalışırsanız zarar edersiniz.

  • Piyasaya saygı duymaz ve aşırı özgüven içinde hareket ederseniz kaybedersiniz.

  • Para kazandıkça gevşer ve tuzunuzun kuru olduğu hissine kapılırsanız kaybedersiniz.

  • Tüm koşullar yerinde olmasına rağmen emir tuşuna basmakta tereddüt ederseniz kaybedersiniz.

  • Çalışma ortamınız sakin ve verimli değilse yeterli odaklanmayı temin edemeyip para kaybedersiniz

  • Girdiğiniz işlemde para kazanmaya başlayınca kural dışı davranıp erkenden işlem kapatırsanız kardan zarar edeceğiniz gibi sonraki zararlarınızı karşılayacak kardan mahrum kalırsınız.

  • Beklediğiniz fırsatın gelmesi uzayınca kendi fırsatınızı kendiniz yaratmaya çalışırsanız zarar edersiniz.

  • İşleme girdiğinizde fiyatlar ters yöne gitmeye başladığında hareket planınız yoksa ciddi para kaybedersiniz.

  • Uykusuz, yorgun, içkili, sinirli, hasta vb. halde seansa gelirseniz kaybedersiniz.

  • Düzenli spor yapmazsanız vucudunuz çabuk tükeneceğinden para kaybedersiniz.

  • Kahvaltı yapmazsanız, öğle yemeğini ihmal ederseniz veya çok fazla yerseniz verimli seans takibi yapamayacağınızdan zarar edersiniz.

  • Boyunuzun ölçüsünü bilmeden profeyoneller gibi davranırsanız zarar edersiniz.

  • Telefon, kapı çalması, ortamdaki birileri nedeni ile konsantre olamazsanız zarar edersiniz. (Bu örnek daha çok gün içi işlem yapanlar içindir)

  • En iyilerin dahi bir limiti vardır. Kendi limitinizin farkında olmazsanız ciddi miktarda zarar edebilirsiniz.

  • Piyasa ile kavga ederseniz çok miktarda para kaybedersiniz.

  • Sisteminize göre değilde fiyata göre emir verirseniz zarar edersiniz.

  • Fiyat kademelerindeki doldur boşaltları normal arz talep dengesi zannederseniz çok ciddi para kaybedersiniz.

  • Birilerinin sizin hata yapmanızı beklediği gerçeğini gözardı ederseniz para kaybedersiniz.

  • Fiyatın gitmesi gerekirken gitmediğini gördüğünüzde vucut kimyanız bozuluyorsa zarar edersiniz.

  • Bariz rallilere dahil olmamak ve fiyatın sürekli ilerlediğini görmek sinirlerinizi bozabilir. Bu halde işlem yapmaya kalkışmanız para kaybettirebilir.

Borsada Kar Kilitlemesi

Borsada Kar Kilitlemesi
Kar kilitleme durumu zaman içerisinde karşılaşabileceğiniz bir olasılıktır. Burada kar kilitlemeden kasıt sizin kontrolünüzde olmayan veya daha önceden hesaplanmamış nedenlerden dolayı fiyat ani olarak fırlayabilir. Bu fırlamalar sonucunda ilerleyen fiyat istediğiniz yönde ise önceden hesaplanmamış bir kar ile karşı karşıya kalırsınız.

Borsada emir veren herkes mantıklı davranmayabilir. Hatalar yapılması olağandır. Ve bazı insanlar sadece başkalarının yaptığı hatalaradan para kazanırlar. Örneğin Endeks 30 kontratının taban ve tavan arasındaki fiyat kademelerini hiç kontrol ettiniz mi?

Birileri normalde borsanın hiç ulaşamayacağı seviyelere alış ve satış emirleri koyarlar. Eğer birisi hata sonucu veya başka bir nedenle ( Örneğin 100 kontrat yerine 1000 kontrat emir verirse) fiyat (kademe doluluğuna bağlı olarak) bir anda olmadık seviyelere gidecektir. Bu durumda hata yapan zarar edecek kademe dolduran ise kar edecektir.

Yukarıda verilen örnekte olduğu gibi kademe doldurup birilerinin hatasını beklemek tavsiye edilecek bir yöntem değildir. Fakat eğer bir pozisyona girmişseniz ve bu tür ani bir fırlama ile karşılaşırsanız (fiyat istediğiniz yönde giderse) elinizin altında manuel olarak pozisyon kapatmanıza yarayacak bir emir ekranı olmasında fayda vardır.

Bu tür kar kilitlemelerinden gelecek karı normal bir kazanç olarak görmemelisiniz. Örneğin ben kazara kazandığım paradan pek hoşlanmam. Fakat istem dışı olarak kazanılmış paraların bir önemi vardır.

Yukarıda örneği verilen fiyat fırlamaları her zaman istediğiniz yönde olmayacaktır.  Bazen de pozisyonunuzun tersine fiyat fırlayacak ve stopunuzu çalıştırıp hiç gereği yokken sizi piyasa dışına itecektir. Benim “Serseri Emir” diye adlandırdığım bu ters fiyat zıplamaları nedeni ile zarar önceden hesaplanmamış zararlarınız oluşabilecektir.

Beklenmeyen emirlerde lehinize olan durumlarda kar kilitlemezseniz aleyhinize olan durumlarda vereceğiniz kayıpları cepten ödersiniz. Bu nedenle kar kilitlemelerinden gelen karları bir nevi “sigorta fonu” gibi düşünüp bu fonu serseri emirlerde yaşayacağınız kayıplarda kullanabilirsiniz.

P.S: Seans izleme tecrübeniz arttıkça göreceksiniz ki istatistiki olarak kar kilitlemelerinden gelen kar, serseri emirlerden giden zarardan adet ve miktar olarak fazla olacaktır. İstatistiğin pozitif yanına bir örnek işte.

Fiyatta Aşağı Ortalama Yapmak

Fiyatta Aşağı Ortalama Yapmak

Daha çok hisse senedi için geçerli olan bir borsa kuralı vardır. Eğer alım yapıyorsanız fiyat yükseldikçe alım yapmaya devam edebilirsiniz.

Fiyatlar düşüyorsa yatırdığınız paradan kayıp yaşıyorsunuz demektir. Yani zor durumdasınızdır ve paranız risk altındadır. Bir nevi senede yatırdığınız paranın rengi kararmaya başlamıştır. Bu durumda zaten zor durumda olan paraya yeni senet alarak para eklemek doğru değildir.

Aynı şekilde açığa satış yaptığınızda fiyatlar yükselmeye başlamışsa yeni satışlar yapmanın gereği yoktur. Öncelikli olan daha önce yatırdığınız para ile ilgilenmektir.

Ancak yukarıdaki kuralın uygulanamayacağı bazı durumlarla karşılaşabilirsiniz. Hisse senedinden bir örnek vermek gerekirse endeksin yerlerde süründüğü dönemlerde alım yaptıktan sonra fiyatın düşmesine rağmen yeni alımlar yapabilirsiniz. Buradaki hisse satın alma amacınız en az altı ay belki de bir yıl olmalıdır. Çünkü her şeyin bir değeri vardır ve borsalar sonsuza kadar yerlerde sürünmez.

Bu nedenle yüzde yüzün üzerinde getiri hedeflediğiniz böyle bir durumda yüzde beş veya on zarara karşı sabır gösterebilmelisiniz. Çünkü tradingden daha uzun vade amaçlı işlemlerde, diğer bir deyim ile hisse toplama zamanlarında işleme giriş stopu uygulanmaz. Amaç genel ekonomik şartların düzelmesini bekleyerek yüksek kar elde etmektir.

Kuralın bozulduğu diğer bir durum ise kısa stoplarla ve kademeli işlemlere girdiğinizde (özellikle vadeli işlemlerde) bazı hesap dışı fiyat zıplamaları ile işleminiz kolaylıkla stop olabilir.

İşlemi kademeli yapma nedeniniz zaten pozisyondan emin olmadığınızdandır. Bu nedenle fiyatın zıplaması halinde stop olmamak için yükselen fiyat üzerinden bir kademelik daha alım yaparsınız.

Alım maliyetiniz yükseleceği için işleminizi stop olmaktan kurtarırsınız. Fiyat hala yükselmeye devam ederse işleminiz giriş stopuna takılacak ve pozisyonunuz kapanacaktır. Bu durumda karşılaştığınız talihsizliği ise feyk kabul eder ve zarar hanesine yazarak yolunuza devam edersiniz.

Borsanın Ruhban Sınıfından Uzak Durmak

Borsanın Ruhban Sınıfından Uzak Durmak

Anadolu’da küçük bir ilde tanık olduğum bir olayı anlatmak isterim.

Parası çok borsa bilgisi yok bir iş adamı borsaya ilgi duyar ve çalıştığı bankanın aracı kurumundan hisse senedi almak ister. Bilgisi olmadığından aracı kurumda çalışan kişiden alabileceği hisseler konusunda tavsiye talebinde bulunur.

Maaş karşılığı belirli bir komisyon kotasını doldurma zorunluluğu olan bu aracı kurum çalışanı kulağına gelen kıt bilgiler eşliğinde IMKB’ye kote küçük bir şirkete ait hisse senedinin fiyatında yakın zamanda büyük artış olacağı bilgisini verir.

İş adamı yüklü miktarda bu hisse senedini alır ve beklenildiği gibi zarar eder ve satar. Yine tavsiye ister ve başka bir senede girer. Sonuç yine zarardır.

Bu hikaye böyle sürer gider. Sekiz ayın sonunda iş adamı yaklaşık 950 bin TL kaybederek önceki işinin kıymetini anlar ve pes eder.

Tavsiyeleri veren aracı kurum çalışanı ise bu işadamı ve benzeri kişilerden kazandığı komisyon ile kotasını aşar ve başka bir şehirdeki şubeye yönetmen olarak atanır.

Yukarıda tavsiyeleri veren aracı kurum çalışanının bu tavsiyeleri verirken kötü niyetle hareket ettiğini düşünmüyorum. Ancak müşterisine tavsiye verirken öncelikle alacağı komisyonu hesap ettiğini söyleyebilirim.

Uzun lafın kısası bu piyasada kimse size bir şey vermez. Verecek bir şeyleri olsa kendisi maaş ile çalışmaz. Bu ve benzeri durumlarla aracı kurumda, gazetelerin ekonomi sayfalarında ve özellikle ekonomi içerikli yayın yapan televizyonlarda karşılaşabilirsiniz.

İnsanlar sürekli olarak bir şeyler söyler, bir şeyler tavsiye ederler. Ancak ilginçtir ki bu insanların çoğunun belirttikleri fikir yönünde aldıkları tek bir hisse senedi yoktur.

Sevgili Ateşan Aybars’ın “Borsanın Ruhban Sınıfı” diye adlandırdığı bu kitleye karşı uyanık olmanızda fayda vardır.

İnternet sitesinde günlük piyasa yorumu yapan, piyasanın ne tarafa gideceğini tahmin ettiğini söyleyen ve binlerce kişinin yorumlarını okuduğu kişilerin borsada alım satım yapmaması bana manidar gelmektedir.

Yorum yapan herkesin borsada işlem yapıyor olmasını beklemek veya verilen her yorumun isabetli çıkmasını ummak elbette haksızlıktır. Şunu da belirtmek gerekir ki o televizyonlara çıkıp yorum yapan az sayıdaki konuk aslında çok kaliteli bilgiler verebilmektedir. Ama acaba doğru olan ile olmayanı anlayabilmek ortalama bir borsacı için ne kadar mümkündür.

Borsa konusunda ahkam kesen ünvanı bilmem ne olan pek çok insanla karşılaşırsınız, yazılarını okur veya ekranda onları izlersiniz. Bu kişi aracı kurumda da çalışıyor olabilir veya televizyonda borsa konulu programda yapabilir. Önemli olan bu söyledikleri karşısında elinin ne kadar taşın altında olduğudur. Onun dışında kalanlar kuru gürültüdür.

Borsada Stop Loss

Borsada Stop Loss
Stop loss bir işleme girdiğinizde işler yolunda gitmezse o işlem için ödemek istediğiniz en yüksek bedel anlamına gelir.

İnanamayacağınız kadar faydalıdır. Hem paranızı hem de akıl sağlığınızı korur. Uygulaması pek sevimli olmayabilir. Kural gereği bir pozisyonu kapatmak zorunda kalmak pek çekici değildir. Ancak dönem sonundaki kar ve zarar dengesi üzerinde çok önemli etkileri vardır.

Stop Loss Çeşitleri

  • Giriş Stopu: İşleme girdiğinizde fiyatlar beklediğinizin tersine giderse işleme giriş seviyeniz ile maksimum tahammül edeceğiniz işlemden çıkış seviyesi arasındaki farktır.

  • Kayan Stop:Pozisyona girersiniz ve para kazanmaya başlarsınız. Karınızı fiktif olmaktan kurtarmak için fiyat ilerledikçe geri gelmesi halinde işlemi kapatmak için aşağıda bir yere stop seviyesi koyarsınız. Fiyat yukarı gittikçe bu stop seviyesini de yukarı çekersiniz.

  • Zaman Stopu:İşleme girdikten sonra fiyatların beklentiniz doğrultusunda ilerlemesini istersiniz. Fiyat ilerlemezse manzara bozulabilecektir. Bu nedenle işleme girdikten sonra belirli bir süre tanırsınız. Bu sürede fiyat giderse ne ala, gitmezse işlemi kapatırsınız.

  • Kar Seviye Stopu: Girdiğiniz pozisyonda belirli bir seviye hedefleyebilirsiniz. Fiyat o seviyelere geldiğinde geri dönme olasılığını engellemek için bir kar seviyesi stopu kullanabilirsiniz.

  • Destek/Direnç Stopu: Girdiğiniz pozisyonda bazı yerlerde destek veya dirençler olabilecektir. Bazı oyuncular sadece bu destek ve dirençler arası getiriye göre işlem yaparlar. Bu nedenle belirlediğiniz destek/dirençlere stoplar (hatta ters işlem emirleri koyarak) işlemlerinizi buralarda kapatabilir veya ters pozisyona geçebilirsiniz.
Görüleceği üzere stoplar çeşitli amaçlar için geliştirilmişlerdir. Başka türlü bir hedef için siz de kendinize bir stop oluşturabilirsiniz.

Stoplarda en önemli olan konu uygulanmalarıdır. Stoplar insan doğasına pek uygun düşmezler.  Ancak zaten borsada insan doğasına uygun değildir.

Nasıl güvendiğiniz bir arkadaşınız ölçüyü kaçırmaya başladığında sizi uyarıyorsa stoplarda sizi uyaracak iyi arkadaşlardır ve borsada kısa sürede batmanızı engeller.

Dip not: Bu yazı stop loss konusuna giriş niteliğindedir. Alt başlıklar detaylı olarak işlenecektir.

Borsada Teknik Analizi Ne Miktarda Kullanmanız Gerekiyor?

Borsada Teknik Analizi Ne Miktarda Kullanmanız Gerekiyor?
Kitap okumakla aranız nasıldır bilemiyorum ancak bu satırlara merak saldıysanız kitaplardan fazla uzakta kalmamanızda fayda vardır. Kitaplarla benim aram hep iyi olmuştur. Okumakla kalmam kayda değer bazı kitapları veya işaretlenmiş bölümleri belirli zaman aralıklarında tekrar gözden geçiririm.

İşte bu rutin taramalarım sırasında “Görsel Yatırımcı, Borsada Teknik Analiz” isimli kitapta altını çizdiğim bazı bölümleri tekrar okudum ve sizinle paylaşmak istedim.

Sevgili Ali Perşembe’nin lezzetli çevirisiyle kitap bazı bölümleri ile enteresan bakış açıları sunabilmekte. Aslında bu tarz Amerika kökenli çeviri kitaplarına genelde pek sıcak bakmasam da, seçmesini bilebildiğiniz sürece size evrensel olan farklı bazı bilgileri sunabilmekteler.

Çevirenin notu bölümünde yazan şu cümleleri okumanızı özellikle istedim;

Bir şeyi bilmemek eksiklik, az bilmek ise tehlikelidir. Çok bilenlerin bir kısmı gerçekten sonuca giderken, diğer kısmı da artık o işin pratikliğini unutup ayrıntıda su dövüyor. 

            Teknik analiz küresel olarak bir ucunda ilmin diğer ucunda sanatın olduğu bir ip üstünde oynarken, onu tanımayanlara öcü, az bilenlere kötek, çok bilenlere ise köstek oluyor.

”…Teknik analizin sihirli dünyası, göz ardı edilemez albenisi ve aslında onun vermediği fakat az bilenin aldığı sözler onu konumuzda besleyecek sevimli ama zehirli bir yılana dönüştürüyor.”

“Öte yandan bir de çok bilen var ki, logaritmik-asimetrik-sismoğrafik-ekonometrik çizgiler çizer, dalga boyu-piyasa derinliği-erim açısı hesaplar, türev-delta-fiyat-kazanç-piyasa değeri-defter değeri-enflasyon-deflasyon düşünürken piyasalar alıp başını gidiyor. İster döviz kurları-ister hisse senetleri, ister bonolar, ister kıymetli madenler, ister pamuk borsaları, isterse endeks opsiyonları olsun hangi piyasada at koşturmaya niyetli olun ama parayı kim kazanıyor biliyor musunuz? Bir avuç dolusu, birkaç ana ilkeyi benimsemiş ve BASİTLİĞİ kendine kural edinmiş hızlı, sakin, rasyonel ve disiplinli yatırımcı.” (1)
 
Bilgi gereklidir. Bu nedenle bilmemek, farkına varılması gereken ve yokluğu kabul edilerek telafisi söz konusu olan bir eksikliktir. Biraz bilmek ise (borsa için) gelecek zamanda “keşke” kelimesi ile başlayacak pek çok cümleyi kurmanıza neden olabilecektir.

Teknik analiz karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu karmaşanın içerisinden karla çıkabilmeniz için pek çok şeyi bilmeniz gerekir. Fakat esas ulaşmanız gereken nokta ise bu karmaşayı damıtarak kullanılabilir, para kazandıran basit bir analiz paketidir.

Eğer borsada para kazanmak, bunu yaparken de yöntem olarak teknik analizi kullanmak istiyorsanız bilgisizlik ve az bilmişlik aşamalarını en kısa sürede geçiniz. Çünkü en çok zaman harcayacağınız bölüm çok bilgi sahibi olmak ve bu çok bilgiyi para kazanılabilir hale getirmek olacaktır.

Teknik analizi iyi bildiğiniz zaman göreceksiniz ki alım veya satım kararlarını verebilmek için pek çok şeyi yapmanız gerekecek. Varsayalım ki bunları makul sürelerde yapabildiniz (ki bu pratik olarak çok zordur) bu sefer de bir biri ile çelişen pek çok durumla karşılaşacaksınız. Siz bunlarla boğuşurken zaten zor bulunan iyi fırsatlar kaçıp gidecektir.

Benim gibi teknik analizi olmazsa olmaz olarak görüyorsanız öğrenin, hem de çok iyi öğrenin. Belirli kalıplar dahilinde hareket eden ortalama bir teknik analiz kullanıcının ötesine geçin ki sizin kararınızı tahmin edebilecek spekülatörlerin tuzaklarına düşmeyesiniz.

Teknik analiz hakkında öğrenebildiğiniz kadar çok şey öğrenin, bunları test edin ve çok küçük bir bölümünü kullanmak üzere bir tür analiz alet kutusu olarak benimseyin. Kalan bölümü ise, belirli aralıklarla gözden geçireceğiniz bir arşiv olarak saklayın. Alım satım kararlarınızı ise sadece ayırdığınız o küçük bölüme göre yapın.

Borsa bünyesinde pek çok belirsizliği barındırır. Bu belirsizlikler içerisinde para kazanabilmek için sadeliğe ihtiyacınız olacaktır. “Küçük güzeldir” bakış açısı burada da geçerlidir.

Teknik analiz faydalıdır ancak sadece bir bölümü. O bölümü çekip çıkartın ve buradan kazanacağınız enerjiyi karar verme aşamasında karşınıza çıkacak diğer sorunları aşmada kullanın. İnanın buna ihtiyacınız olacak.

Özlü söz: “ Uzmanlık, aslında basit olabilecek bir şeyi, sadece uzmanların çözebilmesi için olduğundan karışık gösterilmesidir.”

1- Görsel Yatırımcı, Borsada Teknik Analiz, John J. Murphy, Çeviren: Ali Perşembe, Scala Yayıncılık, ISBN: 975-7132-24-1

Borsada Tüyo Diye Bir Şey Var Mı?

Borsada Tüyo Diye Bir Şey Var Mı?

Borsa kavramı içerisinde tüyo ne anlama gelmektedir? Bir hisse senedinin fiyatının yukarı çıkacağını önceden bilip bunu diğer insanlarla paylaşmak mıdır? Peki, bu nasıl bilinebilir? Şirket içinden gizli bilgi edinmekle mi yoksa olası bir olumlu gelişmeyi bir şekilde önceden öğrenerek mi? Siz bir şekilde böyle bir bilgiye ulaşsanız başkaları ile paylaşır mısınız? Ben paylaşmam ve gider o hisse senedinden kendim için alırım. Ben böyle davranarak bencil mi oluyorum. Hayır, tam tersi gayet mantıklı davranmış oluyorum.

Menkul kıymetlerde kara ve zarara çok yakınsınızdır. Örneğin hisse senedinde kar ederseniz pozisyonunuzu kapatıp karınızı hemen cebinize koyabilirsiniz. Vadeli kontratlarda kar etmeniz halinde pozisyonunuzu kapatmasanız dahi karınız en geç ertesi gün nakit olarak hesabınıza yatar. Üstelik vergi de yok. Ne tatlı hayat değil mi?

Hal böyle iken birisinin bir hisse senedi hakkında para kazandıracak bilgiye sahip olması ve bunu başkaları ile paylaşması ile “Git şu taşın altında para var, al ve afiyetle ye” demesi arasında ne fark var? Denilebilir ki bilgiyi veren de kazanısın bilgiyi alan da. Peki ya verdiğiniz bilgi (piyasa deyimi ile tüyo) gerçek çıkmazsa ne olacak.

Başkalarından gelecek bilgiye düşkün birisi olduğumuzu varsayarsak gelen her bilginin doğru olacağını söylemek mümkün müdür? Söylenenlerin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? Elbette o bilgi paralelinde işlem yaparak. Peki, sizce bilgi diye bize aktarılan bu tüyoların ne kadarı doğru çıkacak?

Emin olunuz ki sizi canınızdan bezdirecek paranızı pul yapacak miktarda gerçek bilgiye ulaşırsınız. Ayrıca varsayalım ki doğru bir bilgi aldınız ve para kazandınız. Olası bir soruşturmada şirket içerisinden bilgi sızdırma (Insider Trading) suçlaması için yeterli yanıtınız olacak mıdır? Birileri sizi kullanarak kazandıkları çuvalla parayı yasal hale getiriyor olmasın.

Borsada üzerine en çok ağız eskitilen konulardan biriside tüyodur. Ancak tüyo diye bir şey yoktur. Tüyo peşinde koşmak sizi yer bitirir. Tüyo güçsüzün kendisinden daha zayıf olana öğüt vermesine benzer. Toplamda ne verene hayrı vardır ne de alana.

Borsada Olmak; Sert Rüzgarlara Karşı Tek Başına Ayakta Kalabilmek

Borsada Olmak; Sert Rüzgarlara Karşı Tek Başına Ayakta Kalabilmek

Borsada işlem yapmak her durumda sizi yalnızlığa itecektir. Burada bahsedilen yalnızlık para kazansanız da kaybetseniz de durumunuzu açıklamaya çalışırken içine düşülen anlaşılamama duygusudur.

Önce biraz iyimser olup kazandığınız zaman nelerle karşılaşacağınıza biraz değinelim. Varsayım ki zorlu engelleri aştınız ve sonunda size istikrarlı olarak para kazandıracak bir sistem kurdunuz. Yani artık para kazanıyorsunuz. Dolayısı ile bu başarınızı en azından dost sohbetlerinde yakınlarınız ile paylaşmak istesiniz.

İnsanların ilk tepkisi size inanmamak olacaktır. Çünkü her insan algılayabildiği ölçüde durumu değerlendirecektir. Eğer böyle tatlı para kazanabiliniyorsa neden onlar bunu yapmamaktadır. Neden siz böyle rahat içinde yaşarken onlar sevmedikleri işlerine hayatlarını idame ettirebilmek için katlanmaktadırlar.

İkinci aşama ikna olmuşluk aşamasıdır. Bu duruma gelmişseniz en iyi ihtimalle bu işi onlara da öğretmeniz için yoğun istekler alacaksınız. Sakın böyle bir şey yapmayın. Herkes borsada kazanamaz. Size özenip kuralsızca bu işe girerlerse onlar para kaybederler siz ise sevdiklerinizi.

Daha kötü bir olasılık ise sizden birilerinin sürekli olarak borç istemesidir. Kimse sizin o aşamaya kadar çektiğiniz sıkıntıları bilmez ve parası olan daha önemlisi kolay para kazanan birisi olarak algılanırsınız. Bu da birilerinin sürekli olarak sizden para talep etmesi ile sonuçlanır.

Tavsiye ise şudur. Borsada kazandığınız bilgisini kimse ile paylaşmayın. Eşinizle ve ailenizle dahi paylaşmayın. Çünkü siz para kazandığınız sürece herkes mutlu olacaktır ancak para kaybetmeye başlarsanız ilk onları karşınızda bulursunuz. Soranlara “Bir şeyler yapıyoruz” tarzında geçiştirmeler ile net olmayan yanıtlar verin. Paranızı alın sayın ve çaktırmadan afiyetle harcayın.

Simdi de kötümser taraftan bakalım. Borsada işlem yapıyorsunuz. Uzun bir süre geçmesine rağmen kayıplarınız kazandıklarınızın çok üstünde. Bu durumda etrafınızdaki insanlar “Borsada işler nasıl gidiyor?” diye sorduğunda ne yanıt verirsiniz. Sebebi ne kadar mantıklı oldursa olsun (ki kaybediyorsanız sebebi genelde sizsinizdir) borsada para kaybettiğinizi söyleyebilir misiniz? Örneğin, “Valla iyi bir trendse girmiştim ama rüzgar ters döndü. Stop koymadığım için de son işlemde bayağı para kaybettim diyebilir misiniz? Hadi siz itiraf etme cesaretini gösterdiniz, tren ile trend arasındaki farkı dahi bilmeyen karşıdaki dinleyici para kaybetmeniz konusunda ne düşünür. Size dönüp de, “ Yahu ne üzülüyorsun, hatalarını bul ve sistemde bu hatalarını engelleyecek önlemler al” gibi rasyonel bir cevap mı verecektir yoksa “yav bırak bu işleri, sen kim borsa kim” gibi sıradan ve hiçbir yaraya merhem olmayacak bir cevap ile yalnızlığınızı artıracak mıdır?

Unutmayın borsada kazanılan ve kaybedilen para konuşulmaz. Kazanıyorsanız zaten nasıl harcayacağınızı siz daha iyi bilirsiniz. Eğer kaybediyorsanız ya bu işi bırakın ya da eski kötü akışkanlıklarınızı.

Borsada rüzgar sert eser. Kazanırken de kaybederken de bu rüzgarların size zarar vermesini engelleyebilmelisiniz.

10 Mayıs 2015 Pazar

Borsada Maliyet Kavramı

Borsada Maliyet Kavramı
Borsada maliyet konusunu biraz alt başlıkları ile irdelemek faydalı olacaktır. Maliyet nedir ve nasıl hesaplanır? Öncelikle maliyet kavramını parçalara bölelim ve teker teker inceleyelim;

  • Alım Satım Arasındaki Farktan Kaynaklanan İşlem Zararı:  Yükselecek düşüncesi ile girilen bir pozisyonda fiyat düşer ve satarsınız (ya da stop olursunuz). İşlem kayıplarından kaynaklanan bu tür zararlar trading maliyetlerinin en büyük bölümünü oluşturur.

  • Süre Maliyeti: Özellikle uzun vadeli işlemlerde bir pozisyona girersiniz fakat fiyat düşündüğünüz yönde gitmez. Belki aylarca giriş seviyenize yakın bir yerlerde bekler.  Sermayenizin zamana karşı bir getirisi vardır. Faiz olarak kısaca ifade edilebilecek bu kavram sermayenizin alternatif ve borsaya göre çok daha riski düşük bir getiri kaynağıdır. Dolayısı ile belirli bir riski alarak girdiğiniz bir pozisyonda aylarca beklemek alternatif getiriden mahrum kalacağınız anlamına gelmektedir. Bu durumda girdiğiniz pozisyonda süre maliyetiniz olacaktır.

  • Komisyon maliyeti: İşlem yapabilmeniz için aracı kuruma belirli miktarda ödeme yaparsınız.  Dolayısı ile işlem girdiğinizde ödediğiniz komisyondan dolayı eksidesinizdir.

  • İşlem süresince gerçekleşen değişken maliyetler: Seansı takip edebilmek için bilgisayar alırsınız, modem ile veri kullanır  internete para ödersiniz. Veri sağlayan şirkete para ödersiniz. Seans takibi boyunca yer, içer elektrik harcarsınız. Bunların hepsi işlem yapabilmek için harcanan paralardır ve o işlemlerin üzerinde bir maliyet oluşturur.

  • Sizin alternatif kazanç maliyetiniz. İşinizde çalışırken ekranı takip edersiniz. İşiniz aksar zarar edebilirsiniz. Tam zamanlı olarak seans takip ediyorsanız az ya da çok bir geliri bırakarak seans masasının başına geçmişsinizdir. Başka bir işte çalışıyor olsanız ay sonunda bir maaş, sosyal güvenlik olanakları ve benzeri imkanlardan vazgeçip sadece borsa ile ilgilendiğinizde yaptığınız işlemler üzerinde bir maliyet oluşturacaktır.

  • Kişisel maliyetleriniz: Borsa yapısı gereği stresi bol (dengeleyemediğiniz sürece) bir uğraştır. Fazla baskı sağlığınız üzerinde ciddi etki yaratabilir. Özellikle kayıp dönemlerinde hissedeceğiniz depresif duygular mücadelesi kolay olmayan ruh halleridir. Borsa ile ilgilenirken bedeninizin etkilenmesi bir maliyet olarak algılanabilir.

Görüldüğü üzere işlemlerimizin sonucunu hesaplarken dikkate almamız gereken pek çok unsur vardır.

Gerçi yukarıda maliyet diye sıralanan unsurların bazıları borsa dışı yaşantı için de geçerlidir. Burada vurgulanmak istenen temel konu, kar ediyorum dediğinizde maliyet hesabınıza katacak dikkatinizden kaçmış bazı unsurlarında bulunabileceğidir.

Özel Arama

 
Copyright © Borsa Viop Forex - BorsaViopForex.Com Gizlilik Bildirimi Kullanım Şartları